
Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan
Sözlükte “günün çok sıcak olması, güneşin kum ve taşları çok ısıtması, kızgın yerde yalınayak yürümekle ayakların yanması” anlamlarındaki ramad mastarından veya “güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış yer” manasındaki ramda’ kelimesinden türeyen ramazan kamerî yılın Şabandan sonra, Şevvalden önce gelen dokuzuncu ayının adıdır. Genellikle “şehr” (ay) kelimesine izafe edilip şehri ramazan şeklinde kullanılır.
Kamerî ayların başlangıcı ve bitişi ayın hareketleri esas alınarak belirlenir. Ayın hilal şeklinde görülmesinden itibaren tekrar hilal şeklinde görülmesine kadar geçen süre bir “ay”dır. Bu süre, bazen 29 gün, bazen 30 gün olur. Buna göre Ramazanın girdiğini tespit emek için Şaban ayının 29’unda hilali gözlemek gerekmektedir. Yine Ramazanın çıktığını, Şevvalin girdiği ve bayramın geldiğini anlamak için de Ramazanın 29’unda hilali gözlemek gerekmektedir.
Ramazan ayı, İslam dininde oruç tutma ibadetinin yerine getirildiği, manevi atmosferin yoğun olduğu ve Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı mübarek bir aydır.
Ramazan ayı, İslam âlemi için rahmet, bereket ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açıldığı müstesna bir zaman dilimi olarak kabul edilir. Bu özel ayda gönderilen mesaj lar, dualar ve kutlama sözleri, manevi bağları kuvvetlendiren önemli bir iletişim aracı haline gelir.
Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin hemen ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilir ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilir.
Müslümanlarca sabır, ibadet, rahmet, mağfiret ve bereket ayı olarak kabul edilen, büyük bir coşku ve heyecanla karşılanan ramazanın başlıca özellikleri; Kur’ân-ı Kerîm bu ayda indirilmeye başlanmış olup ayet ve hadislerde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir gecesi de bu ayın içindedir. İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulur. Hz. Peygamber’in inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek kılan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bildirdiği ve kendisi de bizzat kılarak ümmeti için sünnet olduğunu gösterdiği teravih namazı bu aya mahsus ibadetlerdendir.
Malî bir ibadet olan fitrenin bu ayın sonunda ve bayramdan önce ödenmesi gerekir. Ramazanda ödenmesi gerekli olmamakla birlikte Müslümanlar zekâtlarını bu ayda ödemeyi âdet haline getirmişlerdir. Bu ayın sonunda itikâfa girmek sünnettir. Kur’an ayı denilen ramazan ayında çokça Kur’an okunup tefekkür edilir. Hz. Peygamber’in Cebrâil ile karşılıklı Kur’an okumasına dayanan mukabele uygulaması da bu aya mahsus geleneklerdendir.
Dinimiz İslam'a göre bu ayda şafaktangün batımına kadar oruç tutmak; akut veya kronik hastalığı olan, seyahat eden, aşırı yaşlı, emziren, hamile, diyabet hastası ve ergenliğe girmemiş olan kişiler dışında tüm Müslümanlar için farzdır.
Oruç tutmak için şafak öncesinde tüketilen yemeğe sahur, orucun bozulduğu akşam yemeğine ise iftar denir. Orucun manevi mükâfatlarının Ramazan ayında katlanarak arttığına inanılır. Bu inanca göre Müslümanlar, sadece yiyecek ve içeceklerden değil, aynı zamanda tütün ürünlerinden, cinsel ilişkilerden ve günahkâr davranışlardan da kaçınmaya çalışırlar; bunun yerine kendilerini daha çok ibadete adarlar.
Peygamberimiz (s.a.s.) Ramazan ayının rahmet, mağfiret ve bereket, sosyal yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğunu ifade etmiştir. Ramazan ayında oruç tutan, nefsanî arzularına mukavemet gösteren, kötü söz ve davranışlardan uzak duran Müslüman nefsini terbiye etmiş ve sabırlı olmayı öğrenmiş olur.
Ramazan ayı, sosyal hayatta önemli değişiklikler yaratır. İnsanlar daha sabırlı, hoşgörülü ve paylaşımcı olmaya özen gösterir. Aile bağları güçlenir, iftar sofraları kalabalıklaşır ve akraba ziyaretleri artar.
Ramazan ayı boyunca yapılan yardımlaşma faaliyetleri de oldukça fazladır. Türkiye genelinde binlerce belediye ve vakıf tarafından iftar çadırları kurulmaktadır.
Öte yandan, bazı sektörlerde Ramazan ayı daha durgun geçer. Eğlence sektörü ve kafe işletmelerinde müşteri sayısında azalma görülmektedir. Ancak iftar organizasyonları sayesinde cafe, restoran ve otellerde doluluk oranı artış gösterebilir.
Osmanlı’dan günümüze gelen bir gelenek olan Ramazan davulcuları, sahur vaktinde sokakları dolaşarak insanları sahura kaldırır. Ramazan ayında camilerin minareleri arasına asılan mahyalar ramazan gecelerine güzellikler katar. Türkiye’de Ramazan ayında en çok tüketilen gıdalardan biri Ramazan pidesidir. Ramazan ayında Türkiye’nin farklı noktalarında Hacivat-Karagöz gösterisi düzenlenmektedir.
Ülkemizde, Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplama verilerine göre 2026 yılında Ramazan ayının başlangıcı olarak 19 Şubat 2026 Perşembe günü olarak belirlendi. Bu tarih itibarıyla ilk oruç tutulacak ve 18'ini 19'una bağlayan gece ilk teravih namazı kılınarak ve sahur zamanı ile birlikte ilk oruca niyet edilecek.
Hoşgеldin Ey-Şеhri Ramazan…
Tüm insanlığa sağlık gеtirmеsi umudu ilе “Hayırlı Ramazanlar”
Yararlanılan Kaynaklar: https://tr.wikipedia.org/, https://www.islamveihsan.com/, https://islamansiklopedisi.org.tr/, https://webdosyasp.diyanet.gov.tr/,https://vigotours.com/, https://www.diyanethaber.com.tr/, https://www.neguzelsozler.com/,https://www.bing.com/.
Ali Yurtseven
18.02.2026

Yorum Yazın