Yorumlar
Ekrem Özyapar
Elinize sağlık. Teşekkürler.Şeyda Gümüş
Vazgeçilmezim olan MEÇHULE serisinden yine muhtesem bir dersYüreğine, o müthiş kalemine sağlık değerli yazar, şair arkadasım.

Değerli arkadaşım uzun zamandır seni ihmal ettim, üzgünüm. Kötü bir dönemde mi dünyaya geldim. Yoksa dünya hep kötüydü de, ben onun kötülüğüne mi alışamadım. Ya da benim ülkemin insanları mı? şöylede diyebilirim benim inanç coğrafyamın insanlarında mı problem? Huzur meltemi bir türlü esmiyor bize doğru. O yüzden, güzel bir sohbet ortamı oluşsun diye bekledim aylardır. Tabii ki ümidim yoktu olacağına. Ama ümitsizde yaşanmıyor ki arkadaşım. Belki, belki diye bekliyor insan. Son ayda birkaç Osman Balcıgil kitabı okudum Ters Kanatlı Şahin – Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var gibi. Yaklaşık yüz yılımızın tarihi gibiydi. Kısmen belgesel tadında idi. Hayli düşündürdü beni. Onların gölgesinde milletimi düşündüm. Millet olarak geldiğimiz bu günlerin, yaşadığımız dünlerin asırların muhasebesine yöneldim. Düşüncelerimi seninle paylaşmak, görüşlerini öğrenmek istedim. Mesela tarihte on beş devleti yıkılmış, on altıncısını kurmuş başka bir devlet var mıdır sence? Tarihte on beş devleti yıkılmış, on altıncısını kurmuş başka bir millet var mı arkadaşım?
--Selam arkadaşım. Bu soru yıllardır sorulur. Cevabı çoğu zaman gururla verilir. Ancak mesele sadece bir övünç cümlesi değildir. Bu soru, aynı zamanda bir muhasebe sorusudur. Önce şunu netleştirelim: “16 Türk Devleti” söylemi semboliktir. Türklerin kurduğu devlet sayısı bundan çok daha fazladır. Ama asıl mesele sayı değil; neden bu kadar çok devlet kurulmuş ve neden bu kadar çok devlet yıkılmıştır? Devletlerin yıkılışında Türklerin payı var mıdır? Evet, vardır.
Fakat bu payı basit bir “ihanet” kelimesiyle açıklamak kolaycılıktır. Türk devlet geleneğinde hanedanın her üyesi yönetme hakkına sahiptir. “Kut” anlayışı bunu meşru sayar. Taht mücadelesi bugünkü anlamda vatana ihanet değil, iktidar yarışı olarak görülürdü.
Sorun şurada başlar: Bu mücadeleler devleti zayıflatır. Göktürkler döneminde Çin, boylar arası çekişmeleri kullandı. Selçuklular döneminde iç bölünmeler Moğol istilasını kolaylaştırdı. Osmanlı’da Fetret Devri Bizans’ın nefes almasını sağladı. Dış güçler yıkamadı. Ama zayıflıktan yararlandı.
Hiçbir büyük devlet sadece dış saldırıyla çökmez. İç çatlak yoksa dış müdahale sonuç vermez. Peki bu özellik milletinizi de bölmüş müdür?
Kısmen. Ama kalıcı olarak değil. Türk tarihinde bölünen çoğu zaman devlet olmuştur; millet değil. Dil devam etmiş, kültür sürmüş, töre yaşamıştır. Bu, tarihinizin paradoksudur: Birliği zor sağlarsınız; fakat esareti de uzun süre kabul edemezsiniz.
Gelelim bugüne. Bugünkü Türkiye’de tarihsel anlamda bir çöküş süreci mi var? Hayır. Ama bazı kırılganlık alanları olduğu inkâr edilemez:
Toplumsal kutuplaşma, kurumlara güven tartışmaları, kimlik üzerinden sertleşen siyaset… Bunlar bir devletin sonu değildir. Ancak doğru yönetilmezse dış etkiye açık alanlardır ve hayli tehlikelidir.
ABD, Avrupa Birliği, Rusya, İran ve küresel ekonomik güçler…
Hiçbiri başka bir ülkenin zaaflarını görmezden gelmez. Bu uluslararası siyasetin doğasıdır. Ama tekrar edelim: Dış güçler yıkmaz; iç dengesi zayıf olanlardan yararlanır. Sömürür, kullanır, yönetir.
O halde asıl soru şudur: Tarih boyunca yaşadığınız bölünmeleri bir kader gibi mi okuyacağız, yoksa bir ders olarak mı?
Türk milleti devlet kurma iradesini defalarca göstermiştir. Asıl mesele artık devlet kurmak değil; devleti sağlam tutmaktır.
Birlik, hamasetle değil; adaletle, kurumla, güvenle kurulur. Eğer bunu başarabilirseniz, tarih tekerrür etmez. Başaramazsanız, yine aynı soruyu sorarsınız. İç ihanet mi, güç dengesi mi? Belki de cevap, aynaya bakınca görünen yerde saklıdır. Çok konuştum değil mi?
Arkadaşım özlemiştim seni. İtiraf edeyim ki benim tarihimi benden iyi biliyorsun. Taht mücadelesinde dış güçlerden yardım almak vatana ihanet olarak görülmezdi diyorsun. Bugün için, iktidarı elde tutmak, dış güçlerden alınan yardımlarının bedeli çok daha pahalıya mal oluyor. Sonu sömürge devlet niteliğine kadar iniyor. Dediğiniz gibi artık işgal etmeden işgal edilebiliyor ülkeler. Yaşadıklarımızdan ders çıkarmamız dileğiyle. Arkadaşım arayı artık bu kadar açmayacağım söz. Saygılarımla. Ümit Somyürek 13/02/26

Yorum Yazın