• Şair Emre Sekmen, "Kırık Kalp Tamircisi" ve İçsel Karanlıkla Yüzleşme Üzerine Konuşuyor
    • Şair Emre Sekmen, "Kırık Kalp Tamircisi" ve İçsel Karanlıkla Yüzleşme Üzerine Konuşuyor
      Şair Emre Sekmen, "Kırık Kalp Tamircisi" ve İçsel Karanlıkla Yüzleşme Üzerine Konuşuyor
      "Şiir, Kendi İç Karanlığımızla Konuşma Biçimidir"Edebiyat dünyasının yeni ve güçlü seslerinden biri olan şair Emre Sekmen, son eseri "Kırık Kalp Tamircisi" ile okurlarını içsel bir yolculuğa davet ediyor. Gecenin sessizliğinde, insan ruhunun en mahrem ve çoğu zaman sustuğu yerleri kelimelere döken Sekmen, "Duygunun samimiyetini korumak, süslü kelimelerden çok daha değerli" diyor. Eskişehir'de başlayan yazma serüvenini, İkinci Yeni şairlerinden aldığı ilhamı ve şiirin insan yalnızlığına nasıl bir "ses" olduğunu bizimle paylaşan Sekmen, yazarlığın sadece anlık bir ilham değil, disiplin ve kendinle yüzleşme cesareti gerektirdiğini vurguluyor.
      20.05.2026 - 20:39 | Son Güncelleme:20.05.2026 - 20:39
      Erhan Özdemir

      Röportaj: Kırık Kalp Tamircisi ve Gecenin Sessizliği

      Röportajı Yapan: Erhan Özdemir

      Erhan Özdemir: Kendinizi tanıtır mısınız?

      Emre Sekmen: Ben Emre Sekmen. 1996 yılında Eskişehir’de doğdum. Daha çok insanın sustuğu yerleri yazıyorum. Şiir benim için bir süs değil; insanın kendi iç karanlığıyla konuşma biçimi. Yazarken kelimelerden çok his bırakmaya çalışıyorum.

      Erhan Özdemir: Ne zaman yazmaya karar verdiniz?

      Emre Sekmen: Sanırım bir karar anı değildi. İçimde biriken şeylerin konuşacak yer bulamadığı dönemde yazmaya başladım. Önce kendime notlar gibiydi, sonra şiire dönüştü.

      Erhan Özdemir: Eserlerinizde nelerden besleniyorsunuz?

      Emre Sekmen: Eserlerimde daha çok insanın iç çatışmalarını, yalnızlığı, aşkın kırık tarafını ve geceyi anlatıyorum. Okuyucunun sadece okumasını değil, hissetmesini istiyorum.

      Erhan Özdemir: Metinlerinizde doğaçlamanın yeri nedir?

      Emre Sekmen: Bazen doğaçlama geçiyor. Evet, bazı metinler planlanmaz. Bir cümle gelir ve gerisi kendiliğinden akar. En gerçek satırlarımın bazıları doğaçlama çıkan satırlardır.

      Erhan Özdemir: Yazma süreciniz genellikle nasıl başlıyor? Belirli bir rutininiz veya ritüeliniz var mı?

      Emre Sekmen: Geceyle daha iyi anlaşıyorum. Genellikle sessizlikte yazıyorum. Bazen bir fotoğraf, bazen bir şarkı, bazen de tek bir kelime bütün şiirin kapısını açabiliyor.

      Erhan Özdemir: Karakterleriniz veya şiirinizdeki ses sizin için nasıl hayat buluyor? Sizi şaşırtan bir yöne hiç saptılar mı?

      Emre Sekmen: Evet. Bazen yazdığım karakterler ya da şiirin sesi beni bile beklemediğim bir karanlığa götürüyor. Yazarken kontrol etmiyorum, daha çok takip ediyorum.

      Erhan Özdemir: Sizin 'keşke bunu daha önce bilseydim' dediğiniz bir yazım tavsiyeniz var mı?

      Emre Sekmen: İnsan herkesi etkilemeye çalıştığında kendi sesini kaybediyor. En önemli şey, başkasına benzememekmiş.

      Erhan Özdemir: İlhamı nerede/nasıl buluyorsunuz? Özellikle bir eserinizin çıkış noktası olan o 'ilk kıvılcım'ı hatırlıyor musunuz?

      Emre Sekmen: İlhamı çoğu zaman gecede, insan yüzlerinde ve suskunluklarda buluyorum. Bazı şiirlerimin ilk kıvılcımı sadece bir bakış ya da yarım kalmış bir cümle oldu.

      Erhan Özdemir: Sizi en çok etkileyen yazarlar veya şairler kimler? Size miras bıraktıkları en değerli şey nedir?

      Emre Sekmen: Birçok şairden etkilendim. Genel olarak ikinci yeniciler diyebilirim ama en değerlisi, duygunun samimiyetini korumayı öğrenmek oldu. Güçlü bir şiirin süslü değil, gerçek olması gerektiğini düşünüyorum.

      Erhan Özdemir: Eserlerinizde bilinçli veya bilinçsiz olarak sürekli döndüğünüzü fark ettiğiniz temalar, imgeler var mı?

      Emre Sekmen: Gece, yağmur, kaçış, yalnızlık ve yarım kalmış insanlar… Sanırım bilinçaltım sürekli aynı kapılara dönüyor.

      Erhan Özdemir: Bir okurun eserinizle kurduğu ve sizi en çok etkileyen/düşündüren ilişki ne oldu?

      Emre Sekmen: Bir okur bana “Yazdıklarını okurken yalnız olmadığımı hissettim” demişti. Sanırım bir yazar için en büyük şey budur.

      Erhan Özdemir: İnsanların yazarlık/yayıncılık hakkında yanlış anladığını düşündüğünüz en büyük şey nedir?

      Emre Sekmen: İnsanlar yazarlığı sadece ilham sanıyor. Oysa yazmak bazen disiplin, bazen yalnızlık, bazen de kendinle yüzleşme cesareti gerektiriyor. Ve gerçekten kolay olmuyor.

      Erhan Özdemir: Şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı? Onun hakkında neler paylaşabilirsiniz?

      Emre Sekmen: Evet, bir öykü kitabı var. Daha karanlık ve dramatik bir atmosfer taşıyan bir kitap üzerine çalışıyorum. İnsan psikolojisini ve içsel çöküşleri daha sinematik bir dille anlatmayı hedefliyorum.

      Erhan Özdemir: Yazar/şair olmaya karar verdiğiniz o 'anda' ne oldu? Veya bu yolculuğa sizi çeken neydi?

      Emre Sekmen: Sanırım anlaşılma ihtiyacıydı. İnsan bazen konuşarak anlatamadığı şeyleri yazıyla hayatta tutuyor.

      Erhan Özdemir: Tüm dünyanın 5 dakikalığına dikkatini çekme şansınız olsaydı, ne söylerdiniz?

      Emre Sekmen: İnsanlar birbirinin yarasını küçümsemeyi bıraksın derdim. Çünkü herkes dışarıdan göründüğünden daha büyük savaşlar veriyor.

      Erhan Özdemir: Şu an hayalini kurduğu ilk kitabı yazmak için masaya oturan genç bir yazara tek bir tavsiye verseydiniz, bu ne olurdu?

      Emre Sekmen: Kimseye benzememeye çalışsın. Çünkü edebiyatta insanı kalıcı yapan şey yeteneğinden önce kendi sesi oluyor. Ve kesinlikle acele etmesin.

      Erhan Özdemir: Okuyucularınıza son olarak ne söylemek isterdiniz?

      Emre Sekmen: Yazdıklarıma dokunan herkese teşekkür ederim. Bir satırım bile bir insanın gecesine eşlik ediyorsa, doğru yerdeyimdir.

      Emre Sekmen ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli söyleşi, onun "Kırık Kalp Tamircisi" ile okura sunduğu o kırılgan ama bir o kadar da güçlü dünyanın kapılarını aralıyor. Sekmen, içsel karanlığı bir yük olarak değil, insanı kendine döndüren bir fener olarak kullanıyor. Okuyucuyla kurduğu o "yalnız değiliz" diyaloğu, edebiyatın iyileştirici gücünün en somut kanıtı. Kaleminin cesareti ve samimiyetiyle edebiyat dünyasında kalıcı bir yer edineceğine inandığım Emre Sekmen’e, iç dünyasının kapılarını bizlere cömertçe açtığı için teşekkür ediyor, yeni projelerini heyecanla bekliyoruz.

      Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Şube Müdürü Erhan Özdemir

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.