
HATAY - Depremin yaralarını sarmaya çalışan Hatay’da, bu kez doğa ya da yer sarsıntısı değil; insan eliyle büyütülen bir ihmal fırtınası esiyor. Defne ilçesine bağlı Koçören Mahallesi, bir zamanlar zeytin dallarının hışırtısıyla uyanan o sakin günlerini, dev damperli kamyonların gürültüsüne ve kontrolsüz hafriyatın yarattığı kaosa teslim etmiş durumda.
Mahalle sakini Hasan Gülmen’in "Artık nefes alamıyoruz!" feryadı, aslında tüm bir köyün ortak nefessizliğini özetliyor. TOKİ inşaatlarının yarattığı doğal yoğunluğun üzerine eklenen şahsi arazi dolgu çalışmaları, dar köy yollarını adeta birer balçık nehrine dönüştürmüş. Asfaltın yerini derin çukurlara, yol kenarlarının ise kontrolsüz enkaz yığınlarına bıraktığı bölgede; ne belediyeden bir ruhsat izi var ne de Tarım Bakanlığı’ndan bir denetim sesi.

Doğa Küskün, Çocuklar Tedirgin Sadece yollar bozulmuyor; Koçören’de ekosistem de can çekişiyor. Hafriyat çılgınlığı yaban hayatının yuvalarını tarumar ederken, tilkiler ve domuzlar çaresizlikten yerleşim yerlerine iniyor. Anneler, çocuklarını okula gönderirken sadece kamyon tekerleklerinden değil, doğanın dengesi bozulan bu yeni "davetsiz misafirlerinden" de korkuyor. Yağmur yağdığında ise sel riski, her kapı eşiğinde bir tehdit olarak bekliyor.

Yetkililerin "Dökecek yer yok" savunması, Koçören halkı için bir teselli değil, bir terk edilmişlik nişanesi. Denetimsizlik ve sessizlik devam ettiği sürece, bu mahallede sadece yollar değil; umutlar ve gelecek de o ağır tonajlı kamyonların altında ezilmeye mahkûm kalacak.

Yorum Yazın