Yorumlar
ALİ YURTSEVEN
Allah rahmet eylesinSelda
Sadık Ahmet beyi saygıyls anıyorum ömrünü zorluklarla mücadeleye vermiş böyle bir insanın hayatını okumak onu tanıma fırsatı verdiğiniz için teşekürler

Türklük Mücadelesi ile Geçen Bir Ömür
(Sadık AHMET)
Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947 Gümülcine - 24 Temmuz 1995, Gümülcine mensubu olduğu Batı Trakya Türklerinin hakları için verdiği mücadele ile tanınmış bir tıp doktoru ve siyasetçidir.
Sadık Ahmet Gümülcine'nin Sirkeli köyünde doğmuş; ilköğrenimi kendi köyünde, orta öğrenimi ise il merkezindeki Celal Bayar Lisesi'nde tamamlamıştır. 1966-1967 öğrenim yılını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde geçirdikten sonra, Selanik Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi.
1974 yılında aynı fakülteden hekim olarak mezun olduktan sonra, 34 ay süren askerlik görevini yerine getirdi. Bunun ardından, bir yıllık zorunlu hekimlik hizmetinden sonra 1978 yılında Batı Trakya'ya dönüp cerrahlık ihtisasına başladı. Cerrah unvanını 1984 yılında edindi ve aynı dönemde Batı Trakya Türklerinin toplumsal sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.
Sadık Ahmet’in annesi Fehime Hanım’ın ailesinin kökleri Gümülcine’nin Mehrikoz (Kehros) nahiyesine bağlı Ürpek köyüne (Kaypak Mahalleye) dayanır. Anne tarafından büyük dedesi Şişman Molla, 1900’lü yılların başında Büyük Sirkeli (Filira) köyüne yerleşir. Fehime Hanım, Küçük Sirkeli’ye gelin gitmiştir. Sadık Ahmet ailenin en büyük ve tek erkek çocuğu olup, Hatice (1949) ve Fatma (1954) isimli iki kız kardeşi vardır.
Bir tıp doktoru olarak Sadık Ahmet, yedek subay adayı olarak Yunan ordusuna katılmışsa da yedek subay yapılmamış ve askerliğini piyade er olarak tamamlamıştır. Acemi askerliğini Gördüş (Korent/Korinthos)’te tamamladıktan sonra Patras’a gönderilmiştir. Gerek Gördüş gerekse Patras, Rum İsyanı’nın başladığı Mora Yarımadası’nda olup Batı Trakya bölgesine oldukça uzaktır.
Dr. Sadık Ahmet’in Yunan ordusuna katılmasından birkaç ay sonra Türkiye, adadaki kalıcı barışı tesis etmek üzere “Kıbrıs Barış Harekâtı”nı düzenlemiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı, Yunanistan’da Albaylar Cuntası’nın sonunu getirse de askerlik süresinin 24 aydan 30 aya uzatılmasına sebep olmuş, buna cezalar da eklenince Dr. Sadık Ahmet askerliğini 34,5 ayda tamamlamıştır. Dr. Sadık Ahmet’in askerlik hizmetini yerine getirdiği 1974-1976 yılları, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Batı Trakya’dan Türkiye’ye ailelerin, özellikle genç erkeklerin göçünde zirvenin yaşandığı yıllardır.
Sadık Ahmet, Batı Trakya Türklerinin karşılaştığı sorunları çözmek için sadece doktor olarak değil, aynı zamanda siyasetçi olarak da mücadele etmesi gerektiğini fark etti. Bu amaçla 1980’lerin sonunda aktif siyasete adım attı. 1989 yılında, Yunanistan genel seçimlerine bağımsız milletvekili adayı olarak katıldı ve büyük bir başarı elde etti.
Ancak, bu süreçte Batı Trakya Türklerinin siyasal haklarına yönelik ciddi engellerle karşılaştı. Yunan hükümeti, Batı Trakya Türklerinin temsil edilmesine yönelik baskıları arttırdı ve Ahmet, bu baskılara karşı daha örgütlü bir mücadele vermeye karar verdi.
Bu amaçla Sadık Ahmet, 1991 yılında Dostluk Eşitlik Barış Partisi’ni (DEB) kurdu. Parti, Batı Trakya’daki Türklerin haklarını savunmak, azınlık haklarını korumak ve demokratik hakları genişletmek amacıyla kuruldu. DEB, bölgedeki azınlıkların siyasi temsilini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım oldu. Sadık Ahmet’in liderliğindeki bu siyasi hareket, Batı Trakya Türk toplumunun sesi haline geldi ve Yunanistan’daki azınlık hakları mücadelesinde önemli bir rol oynadı.
Sadık Ahmet’in siyasi mücadelesinin ana hedefi, Batı Trakya Türklerinin dini, kültürel ve siyasal haklarını savunmaktı. Özellikle Yunanistan’da yaşayan Müslüman Türklerin kimliklerinin tanınmaması, eğitim ve dini özgürlüklerde yaşanan kısıtlamalar, Sadık Ahmet’in gündeminde yer aldı. Ahmet, Batı Trakya Türklerinin kimliklerini korumak, eğitimde eşitlik sağlamak ve dini özgürlüklerini savunmak amacıyla birçok eylem ve girişimde bulundu.
Bu mücadelesi sırasında Sadık Ahmet, çeşitli baskılarla karşılaştı. Defalarca mahkemeye çıkarıldı, tutuklandı ve yargılandı. Ancak bu baskılar, onun mücadele azmini kırmadı. Aksine, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunma konusunda daha kararlı adımlar atmasına neden oldu. Ahmet’in bu kararlılığı, Batı Trakya Türkleri arasında büyük bir destek buldu ve onun halk nezdindeki saygınlığını artırdı.
Sadık Ahmet, 1989 ve 1990 yılları arasında Yunanistan Meclisi üyeliği yapmıştır. Bu dönemde, Batı Trakya Türklerinin sesi olmayı başarmış ve azınlıkların hakları için önemli adımlar atmıştır. Meclis üyeliği boyunca, Yunanistan’da yaşayan Türk toplumunun haklarının korunması, eğitim ve dini özgürlüklerin genişletilmesi gibi konulara odaklandı. Ancak Yunan hükümetinin baskıları ve ayrımcı politikaları nedeniyle, Batı Trakya Türklerinin hakları konusunda kalıcı çözümler üretilemedi.
Ahmet’in meclis üyeliği, onun Batı Trakya Türk toplumunu temsil etme konusunda önemli bir platform sağlamış olsa da, bu süreçte karşılaştığı siyasi engeller onun mücadelesini daha da zorlaştırdı. Yunanistan’daki siyasi ve hukuki baskılar, Sadık Ahmet’in siyasi mücadelesinin ne kadar zor bir zeminde sürdüğünü göstermektedir.
Sadık Ahmet, 7 Ekim 1978 tarihinde İskeçeli, Işık Müminoğlu ile evlendi. Bu evlilikten Levent ve Funda isimli iki çocukları oldu.
Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi (DEB), Dr. Sadık Ahmet’in Batı Trakya Türklerine emanetidir. Azınlığın ilk ve tek siyasi partisi olan DEB, Dr. Sadık Ahmet tarafından 1991 Eylül’ünde Gümülcine’de kurulur. Dr. Sadık Ahmet DEB’in kuruluş amacını kısaca, “Azınlığı bir merkez etrafında toplamak, tek yönde doğru olarak bilinçlendirmek, ileriki yıllarda toplumumuzu idare edecek kişileri yetiştirmek” cümlesiyle açıklar.
Parti’nin isminde “Dostluk, Eşitlik ve Barış” kelimelerinin yer almasının sebebi yine Dr. Sadık Ahmet’in ifadesi ile “tatbikat sahasında az görülmelerindendir”. Parti’nin Yunanca resmî adı Komma İsotitas, İrinis ke Filias (ΚΙΕΦ)tir. Amblemi, etrafında zeytin dalları bulunan bir dairenin içindeki beyaz bir güvercindir. Gerek zeytin dalı, gerekse güvercin barışın sembolüdür. Beyaz güvercin ayrıca yeni umutları da simgeler. 11 Nisan 1992’deki ilk kurultayında Dr. Sadık Ahmet DEB’nin ilk genel başkanı seçilir. Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya Türk kamuoyunu aydınlatmak üzere ayrıca Balkan isimli gazeteyi çıkarır. Gazete üzerinde DEB’in ambleminin bulunması, Balkan’ın DEB ile bağlantılı olduğunun işaretidir.
Sadık Ahmet, Batı Trakya Türk toplumunun haklarını savunma mücadelesinde unutulmaz bir lider olarak tarihe geçmiştir. Hem doktorluk kariyeri hem de siyasi mücadelesi boyunca Batı Trakya Türklerinin kimliklerini, haklarını ve özgürlüklerini savunma konusunda kararlı adımlar atmıştır. Sadık Ahmet, verdiği mücadeleyle sadece Batı Trakya’da değil, tüm dünyada azınlık hakları konusunda önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Onun bıraktığı miras, Batı Trakya Türklerinin bugün de süren hak arayışlarında önemli bir motivasyon kaynağıdır. Sadık Ahmet’in mücadele dolu hayatı, azınlık hakları savunuculuğu konusunda bir rehber niteliğindedir ve onun anısı, Batı Trakya Türklerinin kalbinde yaşamaya devam etmektedir.
Dr. Sadık Ahmet’te samimiyeti, dürüstlüğü ve kararlılığı, daha da önemlisi kendini görmüş ve bulmuş olan Batı Trakya Türk halkı, kaza haberinin işitilmesi üzerine Gümülcine’deki devlet hastanesine koşmuştur. Liderini yalnız bırakmamak adına öncesinde otobüs ve trenlerle Gümülcine dışındaki mahkemelerine koşmuş olan bu kitle, Dr. Sadık Ahmet veya yaralı ailesi için kan ve organını bağışlamaya hazır hastane önünde beklemiştir.
Batı Trakya Türklerini pek çok uluslararası platformda tanıtmış ve sorunlarını anlatmış olan Dr. Sadık Ahmet, 24 Temmuz 1995’te ailesiyle birlikte geçirdiği şüpheli bir trafik kazası neticesi hayatını kaybetti. 24 Temmuz, Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı tarihtir.
Vefatı üzerine bütün Batı Trakya köylerinde sala verilmiş, cenazesinde toplanan kalabalık polis kayıtlarına göre 35.000-37.000’leri bulmuştur. Bu rakam kendisine verilmiş olan oylardan fazla olup, o güne dek Gümülcine’nin gördüğü en büyük kalabalıktır.
Bundan sonra görülmesi de zordur. Dr. Sadık Ahmet, Gümülcine Kahveci Kabristanı’ndaki anıt mezara defnedilmiştir. Cenazesine gidemeyen sevenleri tarafından Ankara Kocatepe Camii, İstanbul Fatih Camii ve Bursa Şükraniye Camii başta olmak üzere gıyabi cenaze namazları kılınmıştır. İsmi çeşitli bulvar, cadde, köprü ve okullarda yaşatılmaktadır.
Dr. Sadık Ahmet, 1996’dan itibaren ölüm yıl dönümlerinde kabri başında anılmakta, anma etkinliğinde ailesi ve DEB Partisi mensupları yanı sıra Batı Trakya Türklerinin milletvekilleri ve belediye meclis üyeleri, bölge içi ve dışındaki kurum ve kuruluşların temsilcileri yer almaktadırlar.
Anma etkinliğine Türkiye’den üst düzey devlet yetkilileri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Yunanistan’daki Türk diplomatik misyonu çalışanlarının bir kısmı hazır bulunmaktadırlar.
Türk Dünyası’nın farklı bölgelerinden katılımların da olduğu anma etkinliği kısa bir dua ve Kuran tilaveti ile başlamakta, devamında Dr. Sadık Ahmet’in Batı Trakya Türklerinin haklarını elde etmek için verdiği mücadele zikredilmektedir. Anıt mezarda başlayan anma programı merhum için okutulan mevlit ve misafirler için verilen yemekle devam etmekte, dolayısıyla Dr. Sadık Ahmet’i sevenler kendisi için düzenlenen anma programında bir araya gelmektedirler.
Türkiye'de, özellikle Trakya bölgesinde, birçok okul, yol ve park onun adını taşımaktadır. Kazanın üzerindeki sis perdesi hala aralanamamıştır. 02.02.2024 tarihinde vizyona giren Sadık Ahmet (film) filminde Turgay Aydın tarafından canlandırılmıştır.
Ülkemizde ise her yıl 29 Ocak ta Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği BAL-DES olarak dernek merkezimizde Sadık AHMET’i anma ve fikirlerini yaşatma günü etkinlikleri düzenlenmektedir. Bizlerde Sadık AHNMET’i rahmetle anar, ruhu şad olsun diyoruz.
Sadık AHMET’in Türklük ile ilgili sözleri;
Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum. Haklarımızı bir gün mutlaka alacağız.
Biz bu topraklarda cumhuriyet kurmuş bir ulusun torunlarıyız. Batı Trakya topraklarının yerlisiyiz. Ve, asla gidici değiliz.
Türklüğümüz, istediği zaman isteyen kişi tarafından değiştirilebilecek bir şey değildir. Tabiiyet değişir, fakat ırk insanla beraber gelir, insanla beraber terk eder dünyayı. Türklüğümüz pazarlık konusu olamaz.
Ey Batı Trakya Türk genci! Daha dünyaya gözünü açtığın dakikada, kundaklar içinde sarılı iken, haksızlıklar ve ayrımlar teneffüs ettin. Doya doya, bağıra bağıra 'Ben Türk çocuğuyum!' diyemedin.
DEB Partisi demokratik yöntemlerle kurulmuş bir siyasi partidir. Bu partinin kapıları, azınlık mücadelesi, hak arama mücadelesi vermek isteyen bütün azınlık fertlerine açıktır.
Yararlanılan Kaynaklar: https://tr.wikipedia.org/, https://www.biyografiler.com/, https://biyoportre.com/, https://turkinform.com.tr/, https://turkdunyasiansiklopedisi.gov.tr/,https://www.ytb.gov.tr/, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği BAL-DES,https://tr.wikiquote.org/, https://www.bing.com/.
Ali Yurtseven
27.01.2026

Yorum Yazın