Yorumlar
Selda
Çok anlamlı bir şiir emeğinize sağlık keşkelerle geçen bir ömürde susmak en kolayıydıLeyla Karataş
SevgilerimleKarataş yahya
Ablam maşallahKarataş yahya
Ablam maşallah

Akrebin Ayak İzleri
Gök gürültülü sağanak yağışlıydı adam.
Akrebin ayak izlerini takip etti.
Güne bakan gök masalındaki kadın da vardı orada..
Kahramanlar aynıydı
Herkes kendine zehir
Susan birini yenemezdi ki akrep..
Öldürdü, öldü.
Gökyüzü tüketiyordu kederini
Yitip giderken sessiz suretler.
Islanmış kâğıtlarda eridi aşk,
o kağıtlara yakılan ağıtlar.
Susmuş muydu zaman
Son bir söz söyleyebilseydi
Bahardan çaldığım renklere
Küsmüş müydü zaman
Çiseliyorum
Öpsem ıslanırım, öpmesem kıyamam
Mimoza mevsimini kusuyor muydu zaman
Çatalımda turunç reçeli
Dudağımda ekmek kırıntıları
Masalımdaki şıralı sabahımın dilberi
Gök gürültülü sağanak yağışlıydı adam
Öldürdü
Öldü..
Şiir ve Yağmur: Akrebin Ayak İzleri
Leyla Karataş
Gök gürültülü bir sağanak yağmurun altında bir adam, akrebin ayak izlerini takip ediyor. Bu sahne, belki de hayatın kendisi kadar gerçek, bir o kadar da masalsı. Güne bakan gök masalındaki kadın da orada, gözlerimizin önünde canlanıyor. Kahramanlar aynı, ama herkes kendine zehir.
Susan birini yenemez ki akrep, bu yüzden öldürdü ve öldü. Bu trajik hikaye, gökyüzünün kederiyle birleşiyor, sessiz suretler yitip giderken. Islanmış kağıtlarda eriyen aşk ve o kağıtlara yakılan ağıtlar. Zaman, susmuş muydu? Son bir söz söyleyebilseydi, bahardan çaldığımız renklere küsmüş müydü?
Çiseliyorum, öpsem ıslanırım, öpmesem kıyamam. Mimoza mevsimini kusuyor muydu zaman? Çatalımda turunç reçeli, dudağımda ekmek kırıntıları, masalımdaki şıralı sabahımın dilberi. Gök gürültülü sağanak yağışlıydı adam, öldürdü ve öldü.
Bu şiir, yalnızca kelimelerle değil, duygularla da örülü. Gök gürültüsünün altında bir adamın trajedisi, akrebin zehriyle birleşiyor. Kadın ve adam, her biri kendi masalında, kendi acılarıyla yüzleşiyor. Bu yüzleşme, aslında hayatın ta kendisi değil midir? Her birimiz, kendi iç dünyamızın kahramanı, kendi masalımızın anlatıcısı değil miyiz?
Gök gürültülü bir sağanak yağmurun altında, akrebin ayak izlerini takip ederken, belki de en derin korkularımız ve en gizli arzularımızla yüzleşiyoruz. Bu şiir, sadece bir anlatı değil, aynı zamanda bir yolculuk. İçsel bir yolculuk, keder ve sevginin iç içe geçtiği bir hikaye. Ve bu hikaye, her birimizin içinde saklı olan o derin ve karmaşık duyguları açığa çıkarıyor.
Belki de zaman, gerçekten de susmuştu. Belki de son bir söz söyleyebilseydik, her şey farklı olabilirdi. Ama yine de, her biri kendi hikayesini yaşayan bu kahramanlar, bizimle birlikte bu yolculuğa devam ediyor. Ve biz de, onların izinde, kendi içsel yolculuğumuza çıkıyoruz.

Yorum Yazın