• Bir Parça Cennet
    • Bir Parça Cennet
      Yemenli şair Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi, “Bir Parça Cennet” adlı şiirinde sevgiliyi yeryüzüne inmiş bir cennet imgesiyle betimlerken, savaş, ayrılık ve özlem temalarını derin bir lirizmle harmanlıyor.Yemeni poet Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi’s poem “A Piece of Paradise” draws a powerful portrait of love as a reflection of heaven on earth. Blending longing, beauty, and quiet resistance, the poem reveals how hope survives even under the shadow of war.
      23.12.2025 - 21:38 | Son Güncelleme:23.12.2025 - 21:38
      Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi

      Şiirin Türkçe Çevirisi

      Bir Parça Cennet

      Sen yeryüzüsün, genişliğinle,
      renginle değil.
      Onun yüzünde savaş ve toz var;
      seninkinde ise huzur
      ve ışıktan kıvılcımlarla örülmüş
      bereketli bahçeler.
      Sanki sen,
      güneşin kendi gözlerinden kopmuş
      en saf parçanın,
      İkiz Işıkların yanaklarından süzülen
      en parlak ışıltının ta kendisisin.

      De ki sen ve ay ikizsiniz,
      o vakit gözlerimi
      gökyüzüne bakmanın yorgunluğundan kurtarayım;
      çünkü yeryüzünde yürüyen
      bir başka gök var artık.

      Gözlerinde ne denizin mavisi
      ne göğün safiri var;
      onların sırları var.
      Ve her ne kadar gece barınsa da içlerinde,
      ben o karanlığı
      aydınlık bir gündüz gibi görüyorum.
      Şam’dan iki zeytin tanesi,
      ayrılığın işgali altında
      mühürlenmiş.

      Kirpiklerin yeşil ağaçlar gibi,
      kaşların şahin yuvaları misali.
      De ki Hûriler
      ilk Cennet işaretini
      onlara çizdi;
      inanırım.
      Belki ben de girebilirim
      Cennet’e,
      çok
        geç
          olmadan.

      Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi – Yemen

      A Piece of Paradise

      You are the earth in vastness,
      not in color.
      Upon its face lie war and dust;
      upon yours—peace, and lush gardens
      forged from sparks
      of light,
      as if you are the purest sliver
      from the sun’s own eyes,
      the brightest glimmer
      from the Twin Luminaries' cheeks.

      Say that you and the moon are twins,
      and I shall no longer burden my eyes
      with the strain of gazing skyward,
      for there is another walking
      upon the earth.

      In your eyes, there is no sea's azure
      nor the sky's sapphire
      but their mysteries.
      And though night dwells within them,
      I see their blackness as radiant daylight.
      Two olive fruits from Damascus,
      sealed beneath the occupation
      of separation.

      Lashes of verdant trees,
      brows arched like falcons’ eye sockets.
      Say that the Houris traced within them
      the first sign of Paradise,
      and I will believe it,
      for perhaps I may enter
      before
        it is
          too
            late.

      Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi
      Yemen

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.