
Edebiyat Magazin Gazetesi olarak, edebiyat dünyasına yeni bir soluk getiren Fadime Pınar Bapir ile bir araya geldik. Halkla İlişkiler ve Reklamcılık mezunu olan, aynı zamanda bir tedarik firmasında operasyon yöneticisi olarak çalışan Bapir, “Harb-i Aşk” adlı kitabıyla edebiyat yolculuğuna adım attı. Çocukluk yıllarından beri kelimelere duyduğu merak ve tutkuyu, bugün güçlü bir edebi esere dönüştüren yazarımızla samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sizi tanıyabilir miyiz? Ben Fadime Pınar Bapir. 19 Haziran 1982’de Adana’da doğdum. Halkla İlişkiler ve Reklamcılık lisans mezunuyum. Edebiyat, iletişim, çocuk gelişimi ve insan ilişkileri gibi farklı alanlarda eğitimler aldım. Amacım insanları iyi anlayıp analiz edebilmek ve yazılarımda onları doğru şekilde yansıtabilmekti. Şu anda bir tedarik firmasında operasyon yöneticisi olarak çalışıyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim.
Edebiyat ilginiz nasıl başladı? Çocukluktan beri kelimelere ilgim vardı. Sözlükten farklı kelimeleri araştırır, kökenlerini merak ederdim. Filoloji ve etimolojiye olan merakımın temeli o yıllara dayanıyor. On yaşlarımda akrostiş denemeleri yapmaya başladım, küçük hikâyeler yazıyordum. Öğretmenlerim kompozisyon konusunda başarılı olduğumu söylerdi. Kitap yazmak hep aklımda vardı ve bunun bir gün gerçekleşeceğini hissediyordum. Kısmet 2024 yılınaymış.

Kitap içeriği nedir? “Harb-i Aşk” kitabım aşk temalı bir eser. Aşkın insanı şekillendiren, hayatını ve karakterini etkileyen, bazen yolunu bulmasına bazen de kaybetmesine sebep olan güçlü bir duygu olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden üzerine yazmaya ve konuşmaya değer bir tema.

Önümüzdeki süreçte planlarınız nedir? Hem kariyerimde hem de edebiyat yolculuğumda yeni adımlar atmak istiyorum. Kendimi geliştirme ve yeni şeyler öğrenme noktasında hazırlık yapıyorum. İmza günleri ve çeşitli etkinliklerde yer alacağım. Ayrıca sosyal sorumluluk projeleri ve ar-ge çalışmalarında bulunmayı planlıyorum.
Genç yazarlara önerileriniz? Çok okumalarını, kendilerini geliştirmelerini, neyi bilip bilmediklerini analiz etmelerini tavsiye ederim. En önemlisi özgün fikirlerini öldürmeden, kendileri olmayı bırakmadan ilerlemeleri. İyi birer gözlemci olsunlar ve kendilerinden önde olan insanlardan feyz alsınlar.
Son sözleriniz? Hayal etmekten vazgeçmesinler. Çünkü hayal ettiğimiz sürece üretken oluruz.
Samimi yanıtlarıyla röportajımıza değer katan Fadime Pınar Bapir’e teşekkür ediyoruz. “Harb-i Aşk”, aşkın dönüştürücü gücünü derinlikli bir şekilde ele alarak okurlara hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuk sunuyor. Bapir’in kalemi, edebiyat dünyasında yeni bir ses olarak dikkat çekiyor.

Yorum Yazın