• Hatay İçin “Su Güvenliği Seferberliği” Çağrısı
    • Hatay İçin “Su Güvenliği Seferberliği” Çağrısı
      Hatay İçin “Su Güvenliği Seferberliği” Çağrısı
      Hatay’da meslek odaları ve çevre örgütlerinin düzenlediği Su ve Kuraklık Çalıştayı sonrası yayımlanan sonuç bildirgesinde, artan kuraklık ve altyapı sorunlarına karşı “Su Güvenliği Seferberliği” çağrısı yapıldı; kapsamlı su yasası, kuraklık planı ve acil koruma önlemleri talep edildi.
      27.02.2026 - 03:59 | Son Güncelleme:27.02.2026 - 03:59
      MALİK ÖRDEK

      İklim krizi, kuraklık, deprem sonrası altyapı sorunları ve hızla azalan su kaynakları… Hatay, suya erişim ve suyun sürdürülebilir yönetimi konusunda kritik bir eşiğe geldi. Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ile Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), düzenledikleri “Su ve Kuraklık Çalıştayı” sonrası kapsamlı bir eylem planı açıklayarak kamuoyuna “Su Güvenliği Seferberliği” çağrısında bulundu.

      Su Kaybı Alarm Veriyor

      Doğu Akdeniz havzasında son 15 yılda yaklaşık yüzde 40’lık su kaybı yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, Çukurova ve Hatay için ciddi bir su krizi riskinin hızla yaklaştığı vurgulandı. Artan nüfus, plansız kentleşme, sanayi faaliyetleri, orman kaybı ve kirli teknolojiler su kaynaklarını hem azaltıyor hem de kirletiyor. Uzmanlara göre önlem alınmazsa önümüzdeki 15–20 yıl içinde geri dönüşü zor bir su darboğazı yaşanabilir.

      Çalıştayda Kritik Başlıklar Ele Alındı

      6 Aralık 2025’te düzenlenen çalıştayda su potansiyeli, kuraklık eğilimleri, tarımsal kullanım, finansman sorunları ve susuzluğun insan sağlığına etkileri masaya yatırıldı. Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum temsilcileri; tarımsal sulamadan kentsel tüketime, su kirliliğinden atık su geri kazanımına kadar geniş bir başlık yelpazesinde çözüm önerileri geliştirdi.

      Hukuki Düzenleme ve Master Plan Önerisi

      Açıklamada, su yönetimindeki hukuki boşlukları giderecek kapsamlı bir “Su Kanunu” çıkarılması gerektiği belirtildi. HATSU’nun kuraklık risk haritaları hazırlaması, planlı kesintiler dahil kriz senaryolarını içeren bir “Kuraklık Faaliyet Planı” oluşturması ve 2026–2056 dönemini kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu master planı hazırlaması önerildi.

      Yerel ve Doğal Çözümler Öne Çıkıyor

      Kararlar arasında yağmur suyu hasadı, gri su geri kazanımı, arıtılmış suyun yeniden kullanımı ve suya duyarlı şehir planlaması gibi uygulamalar öne çıktı. Tarımda damlama ve yağmurlama sulamaya geçişin zorunlu hale getirilmesi, vahşi sulamanın terk edilmesi ve çiftçilerin desteklenmesi istendi.

      Asi Nehri ve Amik Gölü İçin Acil Çağrı

      Bölgenin en önemli su kaynaklarından Asi Nehri’ndeki kirliliğin önlenmesi, havza bazlı planlama yapılması ve uluslararası iş birliğiyle nehrin korunması gerektiği vurgulandı. Kurutulan Amik Gölü için ise ekolojik dengenin yeniden sağlanmasına yönelik bilimsel çalışmalar başlatılması önerildi.

      Sanayi ve Madenciliğe Sıkı Denetim

      Su kaynakları çevresindeki beton santralleri, taş ocakları ve maden faaliyetlerinin kaldırılması; arıtılmamış atık su deşarjlarının sıfır toleransla denetlenmesi; aşırı su tüketen sanayi tesislerinin rehabilite edilmesi veya kapatılması gerektiği ifade edildi.

      Toplumsal Bilinç ve Katılım Şart

      Su tasarrufu ve verimli kullanım konusunda kamu spotları, eğitim programları ve yerel kampanyalarla halkın bilinçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yerel yönetimlerin akıllı sulama sistemleri, geçirgen zemin uygulamaları ve arıtılmış suyun temizlik hizmetlerinde kullanımı gibi adımları hızla hayata geçirmesi istendi.

      Sonuç: Hatay İçin Ortak Mücadele

      Açıklamayı, HAMOK dönem sözcüsü Dr. Sevdar Yılmaz komite adına yaptı. Metnin, Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Hanım tarafından iletildiği ve Hatay halkının geniş kesimlerince sahiplenildiği ifade edildi.

      Uzmanlar, bütüncül ve katılımcı politikalar geliştirilmezse Hatay’ın su geleceğinin miktar ve kalite açısından ciddi risk altına gireceği uyarısında bulunuyor. İklim, su, enerji, tarım ve ekosistem politikalarının havza ölçeğinde birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

      Hatay’dan yükselen bu çağrı, yalnızca bir ilin değil, su kıtlığı tehdidi altındaki tüm bölgelerin ortak meselesine işaret ediyor. Suya sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmak anlamına geliyor.

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.