Yorumlar
Ali yurtseven
Teşekkür ederim.

Kıbrıs’a adanan bir ömür Rauf Raif Denktaş
(27 Ocak 1924, Baf - 13 Ocak 2012, Lefkoşa)
Rauf Raif Denktaş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. 1983'ten 2005'e kadar toplamda 21 yıl 5 ay 9 gün cumhurbaşkanlığı yapmıştır.
Kıbrıs Türk halkının hak ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline gelmiş önemli bir siyasi figürdür. Uzun yıllar boyunca Kıbrıs meselesine ilişkin müzakerelerde Türk tarafını temsil etmiş, bağımsızlık ve egemenlik ilkelerinin savunucusu olmuştur.
Rauf Raif Denktaş, günümüzde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sınırları içerisinde kalan Baf ilçesinde, 29 Ocak 1924 tarihinde, altı çocuklu bir ailenin son evladı olarak dünyaya gelmiştir. Eğitimine 1930 yılında İstanbul’da başlayan Denktaş, 1941’de Lefkoşa İngiliz Okulundan mezun oldu. Ardından İngiltere’ye giderek Lincoln’s Inn’de hukuk eğitimi aldı ve 1947’de mezun oldu.
Kıbrıs’a döndükten sonra avukatlık yapmaya başlayan Denktaş, 1949’da savcı yardımcısı ve ardından savcı olarak görev yaptı. 1964’te Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios III tarafından görevden uzaklaştırıldı.
Bürokrat bir babanın oğlu olan Denktaş, aynı zamanda köy ve kır hayatının etkilerini de kişiliğinde barındırmıştır. Özellikle doğaya olan ilgisi ve fotoğrafçılık tutkusu, onun pastoral köklerinden beslenmiştir. Kıbrıs halkının yaşamıyla bütünleşen bu yönü, onu şehirli bir entelektüel olmaktan öteye taşımış, halkının yaşamına daha yakın kılmıştır. Bu bağ, Denktaş’ın halktan gördüğü büyük desteğin temelini oluşturmuştur.
İlk tedrisini dedesinin hikâye ve nasihatlerinden alan Denktaş, dedesinin vefatından sonra babasının gözetiminde yetişmiş, kariyerinin şekillenmesinde babasının önemli bir etkisi olmuştur. Kendisi, tayyareci olmayı hayal ederken babası iyi İngilizce öğrenip avukat ve gazeteci olmasını istemiş, Kıbrıs’ın geleceği için bunun önemli olduğu fikrini aşılamıştır.
Kariyerinin ve sonraki yıllardaki siyasi yaşamının temelini oluşturan bu yönlendirme, net bir mefkûre içermektedir ve babası, oğlu Raif Rauf’un bir dava adamı olmasını istemiştir. Dolayısı ile Denktaş’ın günümüze uzanan dava adamlığının özünü dedesinin duygularını biçimlendiren hikâyeleri kadar babasının bir bilinç taşıyan öğüdü ve yönlendirmesi oluşturmaktadır.
Rauf Denktaş’ın gerek yetiştiği aile ortamının gerekse eğitim ortamının siyasi düşüncelerini önemli ölçüde biçimlendirdiği görülmektedir. Bunların yanında Denktaş’ın aktif olarak siyasi yaşama katılmasının Dr. Fazıl Küçük ile tanışmasından sonra olduğunu söylemek mümkündür. Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Davası’na aktif olarak katılımı, milliyetçi karakteri ile öne çıkan Halkın Sesi gazetesinde yazılar yazmaya başlaması ile olmuştur.
Denktaş ile Dr. Küçük’ün yollarının kesişmesi ise Denktaş’ın okuduğu gazetenin fikirleriyle örtüştüğünü görmesi ve gazeteye yayınlanmak üzere bir yazı göndermesi sayesinde gerçekleşmiştir. Yazısı yayınlanan Denktaş, Dr. Küçük tarafından davet edilmiş ve böylece Kıbrıs’ın kaderine hükmedecek iki büyük dava adamının yolları birleşmiştir.
27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Halka ilk hitabını bu vesileyle ve 24 yaşındayken yaptı. Türk cemaatinin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üstlenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu.
Faiz Kaymak'ın teklifi ve Fazıl Küçük'ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi'nde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden emeklilik hakkını kazanmasına altı ay kala, Birleşik Krallık yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı.
1949 yılı yaz aylarında avukatlık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 1955 yılında Enosisle mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön verdi. 1958 yılında hükûmetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla 01 Ağustos 1958 tarihinde Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu.
18 Şubat 1973 tarihinde Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı seçildi. Bu görevinden 28 Şubat 1973 tarihinde istifa etti ve aynı gün Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı seçildi. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından 13 Şubat 1975 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüttü ve anayasa uyarınca 1976 yılında yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi.
1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanından sonra tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990 tarihinde yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi.
2004 yılında BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Sorununun çözümü için hazırladığı Annan Planı'na karşı çıktı, buna rağmen plan Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilse de Kıbrıslı Rumların reddetmesi üzerine hayata geçmedi. 17 Nisan 2005 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı ve 24 Nisan 2005 tarihinde görevi yeni seçilen cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a devretti.
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk halkının siyasi liderlerinden biri olarak, yaklaşık 36 yıl boyunca Kıbrıs meselesine ilişkin yürütülen müzakerelerde aktif rol almıştır. Hukuk eğitimi almış olan Denktaş, bu alandaki bilgi birikimini diplomatik süreçlerde kullanmış, müzakere masalarında karşılaştığı önerilere hukuki çerçevede karşı argümanlar geliştirmiştir.
1968’den itibaren çeşitli dönemlerde Rum liderler Glafkos Klerides, Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu ve Tasos Papadopulos ile yapılan müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafını temsil etmiştir. Kıbrıs sorununun Avrupa Birliği (AB) gündemine taşınmasıyla birlikte Denktaş, Birleşmiş Milletler nezdindeki girişimlerinin yanı sıra Avrupa Birliği ile de diplomatik temaslarda bulunmuş, böylece uluslararası platformlarda Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmuştur.
Denktaş’ın, güçlü bir hukuk mantığı ile örgülediği zengin bir zihinsel dünyası (entelektüel) vardı. Belleği güçlü; enerjisi yüksek; korkusuz ve dirençliydi; nereden gelirse gelsin baskıya boyun eğmedi.
Eşsiz bir yurtseverdi; muhalefete karşı hoşgörülüydü; yalandan nefret ederdi; alçak gönüllü ve duygusaldı; espritüel ve komplekssizdi. Denktaş, kendi nitelemesiyle, “Her devrin değil, her devirde adam olmayı” yeğlemiş bir toplum önderidir.
Politika hayatı yanı sıra, aynı zamanda yazar kimliğiyle de önemli bir şahsiyet olan Rauf Denktaş'ın, 1985 yılının son aylarından bugüne, Yeni Asya Yayınlarından çıkan kitapları bulunuyor.
Ayrıca Denktaş, çok meraklı bir fotoğrafçı olma özelliği ile de bilinmekte, fotoğraf makinesini elinden bırakmamaktaydı. Rauf Denktaş, Halkın Sesi gazetesinde yazılar yazmakta ve ART isimli televizyon kanalında pazartesi günleri Denktaş'ın Gündemi adlı, görüşlerini anlattığı programı sunmaktaydı.
Öte yandan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ve Türkiye'de birçok demokratik kitle örgütünün düzenlediği etkinliklerde konuşmacı olarak yer alan Denktaş, yaşamının son döneminde birçok üniversitede konferanslarda konuşmacı olarak Kıbrıs Meselesi konusundaki görüşlerini anlatmaya devam etti. Kurtlar Vadisi dizisinin 73. bölümünde oynamıştır.
Denktaş, pek çok liderlik özelliğinin yanında, sahip olduğu “duygusal zekâsını” kullanarak ulusal ve uluslararası toplantılardaki siyasal ilişkileri daha başarılı bir biçimde yönetmiş ve dünya liderleri arasındaki ayrıcalıklı yerini edinmiştir.
Rauf Denktaş, 13 Ocak 2012 tarihinde, 88 yaşında, Lefkoşa’da tedavi gördüğü Yakın Doğu Üniversitesi Hastanede vefat etmiştir. Kıbrıs Türk toplumunun bu önemli lideri, 17 Ocak 2012’de yapılan devlet töreniyle Lefkoşa’da, Cumhuriyet Parkı’nda bulunan anıt mezara defnedilmiştir.
Denktaş’ın kabri, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesine verdiği emeklerin sembolü olarak Lefkoşa’da halkın ziyaretine açıktır. Vefatının ardından Türkiye ve KKTC'de ulusal yas ilan edilmiştir.
Atatürk, vasiyet nitelikli vurgulamasında, Kıbrıs'ın Anadolu'nun güvenliği, esenliği ve ekonomisi açısından taşıdığı yaşamsal öneme dikkatleri şöyle çekmiştir:
‘‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir...’’
Rauf Denktaş, mücadelesini sözleriyle de tarihe kazımıştı. Şöyle diyordu:
"Kıbrıs Türkünün vatanıdır. Kıbrıs’ta sadece toprak değil, bir milletin onuru ve geleceği için savaşıyoruz. Bir karış toprak için dahi vazgeçmeyeceğiz; çünkü o toprakta şehitlerimizin kanı var. "Barış, Türk halkının güvenliği ve onuru korunduğu sürece vardır."
Ruhu Şad Olsun.
Yararlanılan Kaynaklar: https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/, https://www.cumhuriyet.com.tr/, https://tr.wikipedia.org/, https://www.hurriyet.com.tr/, https://www.turgutluyanki.com/, https://www.bing.com/, https://www.bing.com/.
Ali Yurtseven
13.01.2026

Yorum Yazın