
Nevşehir doğumlu Nurgül Çakıcı, mühendislikten edebiyatın ve kadim öğretilerin dünyasına uzanan yolculuğuyla dikkat çekiyor. Dumlupınar Üniversitesi İSG Bölümü mezunu olan Çakıcı, İzmit Tüpraş’ta sürdürdüğü iş hayatının ardından pandemi döneminde Yeter Kocaoğlu ile kesişen yollar sayesinde rüyalar ve semboller üzerine yeni bir kapı araladı. Bugün; Rüya ve Sembol Dili Eğitmeni, Çocuk Yogası Eğitmeni ve Hipnoterapist kimlikleriyle hem çocuklara hem de yetişkinlere dokunan bir yazar olarak karşımızda. İlk kitabı İlk Rüyam ile okuru masalların büyülü evrenine davet ediyor.

Sizi tanıyabilirmiyiz?
Ben Nurgül Çakıcı Nevşehir doğumluyum.Evli bir çocuk ve birde pati annesiyim. Nevşehir’de büyüdüm Dumlupınar Üniversitesi İsg Bölümü Mezunuyum. Çalışma hayatım İzmit Tüpraş’ta İsg ve Kalite Kontrol Mühendisliği ile devam etti.Pandemi döneminde sevgili Yeter Kocaoğlu’yla yollarımız kesişti
ve Rüyalar ve Semboller Eğitimi ile hayatımda yeni bir dönem noktası başladı. Şuanda; Rüya ve Sembol Dili Eğitmeni
.jpeg)
Çocuk Yogası Eğitmeni Hipnoterapistim aynı zamanda Edebiyat ilginiz nasıl başladı?
İlkokul yıllarında Türkçe Öğretmenim Serpil Aşıcı sayesinde başladı okul yıllarım çok başarılı değildi
belki ama Türkçe derslerinde kompozisyon yazmayı çok severdim kütüphane ye üyeliğim vardı oraya gidip kitap kokusunu koklamak ayrı bir ilham kaynağıydı benim için.

Kitap içeriği nedir?
İlk Rüyam masal kitabım çocuklar ve İçimizdeki çocuk için kaleme aldığım bir masal serisinin ilki burda vurgulamak istediğim konu İlk Rüyamız ilk hayalimiz neydi.Çocuk rüyaları çok özel onlar yorumlanmaz geleceklerine miras aslında.İçindeki çocukla konuşmayı bırakanlara da bir ışık tutsun istedim.Masalım okuru büyülü bir yolculuğa çıkaracak sembollerle şifreli her sembolün bir anlamı var.Hatırlamak
isteyenlere...! Masallar çocukları uyutmak büyükleri uyandırmak için.Atalarımızdan miras bu kadim öğretiyi yeniden uyandırmak benim için bir onur.
Önümüzdeki süreçte planlarınız nedir?
Masal kitabımı seri haline getirmek yoga derslerimde de kullanmak ve eski masalları uyandırmak.Atalarım için geçmişten geleceğe bir tohum ekmek.

Genc yazar veya yazmak isteyenlere ne önerirsiniz?
Kendilerine bir defter alsınlar ve rüyalarını yazsınlar hatırlayabildikleri kadar.Sevdikleri sözleri ve niyetleri de yazsınlar mesala çünki zihindeki konuşmalar kaleme döküldüğünde rahatlar vücut bulur.Dilek ağcına asılmış bir niyet gibi. Vazgeçmesinler yazarlık uzun soluklu bir yol herkese
kulaklarını tıkansınlar bakalım içindeki çocuk ne söylüyor ne istiyor onunla şarkılar söyleyip oyunlar oynasınlar.Belki hep aradığımız en iyi oyun arkadaşı gelecekteki versiyonumuzdur.
Son sözleriniz?
Öncelikle sizlere teşekkür ediyorum böyle özel bir amaca hizmet ettiğiniz için kalbini kitaplara, kalemlere,kağıtlara vermiş çok insan var.Bunu hayata geçirmek büyük cesaret istiyor.Ama adım attıktan sonra okurla buluşmak çok keyifli çok anlamlı hiç tanımadığınız insanların evine misafir
oluyorsunuz kitabınızla hele ki o minik kalplere dokunmak her çocuk okurum sanki bir parçam ve bir parçamı tamamlıyor.
Yeter Kocaoğlu’ nun sözüyle tamamlamak isterim son sözlerimi” Çocuklar Rüyalarında Geleceğe Bakar
Gelecekte ise Geçmişe
Nurgül Çakıcı’nın sözlerinden çıkan en güçlü duygu, rüyaların ve masalların aslında birer köprü olduğudur. Çocukların saf hayalleriyle başlayan bu yolculuk, büyüklere unuttuklarını hatırlatan bir ışığa dönüşüyor. Onun kaleminde masallar, yalnızca uykuya eşlik eden hikâyeler değil; geçmişten geleceğe uzanan bir tohum, içimizdeki çocuğun sesini yeniden duyuran bir şarkıdır. Her sembol bir anahtar, her rüya bir kapı… Ve o kapıdan geçen okur, kendi iç dünyasında saklı kalmış oyun arkadaşını bulur. Çakıcı’nın masal serisi, ataların mirasını bugünün kalbine taşırken, geleceğe umutla bakan çocuk gözlerinin ışığını da koruyor.

Yorum Yazın