
Sen Olmazsan, Ben de Olmam
Kalbimi yitirmeyi düşünürüm,
seninle öylesine yüklenmiş,
kimsenin bilmediği bir yerde,
tükenmişliğinle eskimesin diye,
ve hâlâ seni savunan tek sesim
susmasın diye.
Böyle yaparsam,
artık kendimi hissedemezdim,
senin açlığa mahkûm dünyanı da duyamazdım,
çünkü sana dair farkındalığım sarsıldı,
ve varlığımı taşımaya gücüm kalmadı.
Bir gece,
kalpsiz kaldığımı düşlersem,
o düşü bozarım,
uyanışımı ertelerim,
ta ki sen yeniden iyi olana dek.
Ama bir gün,
yaşın akışı içinde,
kendimi bir GEZGİN CESET olarak bulacağım,
uçsuz bucaksızlıkta,
en hayati parçasını ararken.
Fısıldayacağım:
Sen olmazsan…
bilerek aklımı yitirmekte tereddüt etmeyeceğim,
ta ki içimde bütün sebepler çözülene dek—
başladığım şeyi yitirdiğim yere kadar.
Unless You Are, I Will Not Be
I think of losing my heart
so burdened with you
in a place unknown to any,
lest it should wear out
with your emaciation,
and that my only voice, which still
speaks in your defense,
should fall silent.
Should I do so,
Surely, I would no longer feel myself,
nor sense your hunger-stricken world,
for my awareness of you has grown troubled,
and I have no strength to bear my being.
And when one night,
I dream myself bereft of heart,
I will disturb the dream,
and delay my waking,
unless you are well once more.
But someday, in the course of age,
I will find myself a wandering CORPSE
across the expanse,
searching for its most vital part.
I will whisper:
Unless you are...,
I won't hesitate to deliberately lose my mind,
so that all reasons unravel within me—
Where I have lost what I began with.
Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi| Yemen

Yorum Yazın