Ana Sayfa
  • MENU
  • KÜLTÜR- SANAT
  • Edebiyatın İz Bırakanları
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • ŞİİR
  • ÖYKÜLER
  • RÖPORTAJ
  • YAZARLAR
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
KÜLTÜR- SANAT
Edebiyatın İz Bırakanları
GÜNDEM
MAGAZİN
ŞİİR
ÖYKÜLER
RÖPORTAJ
YAZARLAR
    • ARKADAŞIM MEÇHULE 26/2
      • Makaleler
      • ARKADAŞIM MEÇHULE 26/2
      ARKADAŞIM MEÇHULE 26/2
      23 Mart 2026 03:13
      Son Güncelleme:23 Mart 2026 03:13
      Ümit Şevki Somyürek
      Paylaş |

       Diyeceksin ki içine bir karamsarlık düşünce mi beni hatırlıyorsun. Haklısın, aslında bugün Ramazan Bayramının üçüncü günü biliyorsun. Biz bu bayrama şeker bayramı da diyoruz. Ama biz millet olarak bu yıl yine ne Ramazan’ın kutsiyetini tam olarak hissedebildik, ne de şekerin tadına varabildik. Tüm İslam ülkelerinde de durum hemen hemen aynı. Kader çizgimiz mi bu yaşadıklarımız, yoksa kendimize layık gördüğümüz yolumuz mu bilemiyorum. Şöyle bir derli toplu anlatıver de senin dilinden bu karanlığın sebebini öğrenmeye çalışayım.
         --“Birkaç gün önce kaybettiğiniz büyük insan İlber Ortaylı Hocanız sık sık Atatürk’ten bahsederken onun şu cümlesini tekrarlardı hatırlar mısın? “BENİMLE BERABER YÜRÜYEN ARKADAŞLARIMIN UFKU, BENİM UFKUMA YETTİĞİ YERE KADARDI. O NOKTADAN SONRA KARŞIMA GEÇTİLER”. Bu cümle bile Atatürk’ten sonra gelenlerin ufuklarının Atatürk’le mukayese edilmeyeceğini gayet iyi anlatıyor. Hiçbir özellikleri onun özellikleri ile yarışamayacağını sizler de, dünya da biliyor. 
           Cumhuriyet, Atatürk’ün önderliğinde yalnızca bir devlet değil, aynı zamanda bir akıl projesi olarak kuruldu. Bilimin rehberliğinde, laiklik temelinde, üretime dayalı ve bağımsız bir ülke ideali ortaya kondu. Ancak Atatürk’ün ölümünden sonra bu proje, zaman içinde yön değiştirdi; tek parti döneminden başlayarak özellikle çok partili hayata geçişle birlikte siyaset, ilke merkezli olmaktan çıkıp oy merkezli hale gelmeye başladı.
      1950 ile birlikte iktidara gelen Cumhuriyet Halk partiden devşirme Demokrat Parti, halkın dini ve geleneksel duygularını siyasete daha görünür biçimde taşıdı. Bu durum başlangıçta bir “rahatlama” olarak görüldü; ancak devlet aklının yerini giderek popülist refleksler almaya başladı. Ekonomide dış borca dayalı büyüme tercih edildi, üretim yerine tüketim teşvik edildi. Bu yıllarda atılan en kritik adımlardan biri, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını zayıflatan dışa bağımlılık sürecinin hızlanmasıydı.
      1960 sonrası dönemde sağ siyaset farklı partiler altında varlığını sürdürdü: Adalet Partisi, Anavatan Partisi gibi oluşumlar, serbest piyasa ekonomisini ve Batı ile entegrasyonu savundu. Ancak bu yıllarda iki önemli sorun derinleşti: Birincisi, üretim ekonomisi yerine ithalata dayalı büyüme modelinin kalıcı hale gelmesi. İkincisi ise Köy Enstitülerin kapatılması ile başlayan eğitim ve kültür politikalarının ihmal edilmesi. 
      Sağ yönetimler çoğu zaman kalkınmayı yalnızca ekonomik büyüme olarak gördü; oysa Atatürk’ün çizdiği kalkınma modeli, kültürden sanata, eğitimden bilime kadar bütüncül bir dönüşümü içeriyordu. Dış borca dayalı büyüme modeli, ülkenizi ve ülke yönetimlerinizi emperyalist ülkelerinin boyunduruğu altına soktu. İnsanınızı, yöneticilerinizi, emniyetinizi ve hatta ordunuzu bile yönetir hale geldiler. İstediklerinde halkınızı bölüp birbirlerine düşürdüler. Gençliğinizi birbirlerine kırdırdılar. Emniyetinizi okullarınızı, öğretmenlerinizi, ordunuzu hatta kahvehanelerinizi böldüler. Ve bunu öyle derinlemesine işlediler ki 1938 yılından bugüne bu yaraları hiçbir yönetim iyileştiremedi. Ya da daha gerçeği iyileştirmedi. Çünkü iyileşmesi ne sizi yönetenlerin ne de onları yönetenlerin işine gelmedi. Sizin ve İslam ülkelerinin en yumuşak karnı da dindir. Din ile kandırılmaya, din ile ölmeye öldürmeye, din ile soyulmaya o kadar müsaitsiniz ki. Din ile size ve İslam ülkelerine yaptıramayacakları hiçbir şey yoktur. 2000 li yılların ortalarına yaklaştınız, yüz yıl önce nerede idi iseniz aynı yerde patinaj yapıyorsunuz. Bu da bir adım öteye gidemediğinizi gösteriyor.
      Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlar tek bir dönemin ya da tek bir siyasi çizginin ürünü değildir. Ancak sağ siyasetin uzun yıllar boyunca iktidarda kalması, bu hataların birikmesine ve kronikleşmesine neden olmuştur.
      Türkiye’nin bugün yaşadığı sorunları yalnızca “sağ” ya da “sol” kavramlarıyla da açıklamak yeterli değildir. Asıl mesele; aklın mı yoksa dogmanın mı, bilimin mi yoksa popülizmin mi, liyakatin mi yoksa sadakatin mi tercih edildiğidir.
      Atatürk’ün mirası, bir ideolojiden ziyade bir yöntemdir. Sorgulamak, üretmek, bağımsız düşünmek ve bilimle ilerlemek. Bu yöntemden uzaklaşıldığın da hangi siyasi görüş iktidar da olursa olsun sonuç değişmez. İşte arkadaşım benim diyeceklerim bunlar. Sizin başınıza gelenler liyakatsiz insanları başa getirmeniz, dinle kolay kandırılmanız, kolay yoldan zengin olma arzularınız. Dönüp baktığınızda, hiçbir işe layık bulmayacağınız binlerce insan yönetiyor sizi. Sizi idare eden meclisinizin kapıcısı dahi üniversite mezunu olması lazımdı. Ve ATATÜRK’Ü İYİ TANIMASI ONU HAZMETMESİ LAZIM. Reçete de ilaç ta bu arkadaşım."
            Değerli arkadaşım Meçhule, bir kelimeni dahi bulamadım itiraz edecek iyi ki de bulamamışım. Seni çok seviyorum. Düşünce ve fikirlerin benim için çok değerli. Keşke ülke insanımın tamamı içinde değer taşısa. Sevgilerimle 22/03/26

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yazarın Diğer Yazıları

      • ARKADAŞIM MEÇHULE 26/2

        23 Mart 2026
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 1/26

        14 Şubat 2026
      • SESSİZ ALİ 8

        12 Şubat 2026
      • SAAT 4.17 06 ŞUBAT 23

        06 Şubat 2026
      • İnsan neyle yaşar

        23 Ocak 2026
      • SESİZ ALİ – 7

        03 Ocak 2026
      • SESİZ ALİ - 6

        28 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ – 5

        26 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ -4

        24 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ-3

        20 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ-2

        19 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ - 1

        19 Aralık 2025
      • İRAN'LI SOSYOLOĞUN ATATÜRK YORUMU:

        03 Kasım 2025
      • ULU AĞAÇ (ÇINAR)

        03 Ekim 2025
      • MADEN SUYU REZALETİ

        16 Eylül 2025
      • Uyanmak İçin Daha Ne Gerek?

        14 Temmuz 2025
      • NEDEN ASIRLARDIR ALDATILYORUZ GÜNAHIMIZ TÜRK OLMAK MI?

        06 Temmuz 2025
      • AYAĞA KALK CANİ ZİHNİYET

        02 Temmuz 2025
      • Muazzez İlmiye Çığ: ‘İnsanlığın İlk Dili Türkçedir!

        16 Haziran 2025
      • Tarih Sahnesinde Yeni Bir Dönem

        13 Mayıs 2025
      • 23 Nisan: Geleceğe Özür ve Umut

        24 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 25/5

        12 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 26 UTANMAYI UNUTTUM

        06 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 20

        03 Nisan 2025
      • SİZ KİMLERDENSİNİZ Hitit mi Asur mu?

        11 Mart 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 25

        08 Mart 2025
      • Sevgili Meçhul’e. 1

        13 Şubat 2025
      • SEVGİLİ MEÇHULE

        22 Ocak 2025
      • SEVGİ YAŞIYORMU?

        02 Ocak 2025
      • TİRE DEYİP GEÇMEYİN

        05 Aralık 2024
      • Gönüllerde Saklı Bir Dost: Mektubun Nostaljik Sesi

        09 Kasım 2024
      • Son Yaprak Düşmeden: Çınarın Dileği

        02 Kasım 2024
      • Denizin Gözyaşları

        31 Ekim 2024
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE

        29 Ekim 2024
      • Bir Sonbahar Hüzün'ü

        24 Ekim 2024
      • Piç Mehmet Paşa

        17 Ekim 2024
      • ÜLKEMİN TRENİ

        05 Ekim 2024
    • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      Haberler
      • 1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU
        1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU
      • Edebiyat Magazin Gazetesi Yazarımız Ali Yurtseven Ankara Kitap Fuarı'nda Okurlarıyla Buluşuyor!
        Edebiyat Magazin Gazetesi Yazarımız Ali Yurtseven Ankara Kitap Fuarı'nda Okurlarıyla Buluşuyor!
      • DELİKATES TADINDA UMUTLAR
        DELİKATES TADINDA UMUTLAR
      • HERŞEY AYNI
        HERŞEY AYNI
      • Hatay'da Fiyatlar "Acı"dan da Öte! Acı Kırmızı Biber 250 TL ile Sahalara İndi
        Hatay'da Fiyatlar "Acı"dan da Öte! Acı Kırmızı Biber 250 TL ile Sahalara İndi
      • GÜVEN ALBAYRAK’TAN MÜJDELİ HABER ! ​
        GÜVEN ALBAYRAK’TAN MÜJDELİ HABER ! ​
      • Yalnızlık Rüzgarı
        Yalnızlık Rüzgarı
      • Solucanın Bildiği Gerçek
        Solucanın Bildiği Gerçek
      • Rüzgâr: Sebâtın Azığı
        Rüzgâr: Sebâtın Azığı
      • Annelerin Madalyası
        Annelerin Madalyası
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • Künye
    • Kvkk Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Topluluk Kuralları
    • Yazıların Sorumluluğu
    • İletişim ve Sosyal Medya
    • HAKKIMIZDA
    • MİSYONUMUZ
    • VİZYONUMUZ
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 e-magazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım