Sessiz Ali - 3
Ali dağlarla çevrili sevimli küçük bir kasabada oturuyordu. Kasaba onu “Sessiz Ali” diye çağırırdı. Ali’nin bu lakabı, yalnız az konuşmasın-dan değil; konuştuğunda bile sesinin rüzgâra karışıp kaybolacak kadar yumuşak, az kelime ile koca cümleler oluşturmasındandı. İnsanlar onun sessizliğini tuhaf bulsa da Ali, kasabanın, okulunun en güvenilir, en ça-lışkan çocuğuydu.
Her sabah gün doğmadan uyanır, sırtında küçük küfesi ile ormana gider, topladığı odunları getirir ihtiyacı olanlara dağıtırdı. Kasabanın ik-limi sertti. Fakir aileler kışın oduna kömüre para yetiştiremezlerdi. Gün-leri battaniye altında geçer, akşam aile toplanınca soba ateşlenirdi. Ali bunu para için değil, kalbinden ona gelen mesajlar için yapardı. Çünkü Ali’nin sessizliğinin içinde büyük bir iyilik saklıydı. Ramazan gelince, çarşı esnafı zekatlarını hangi aileye vermeleri gerektiğini ona sorarlardı.
Bir gün kasabaya yabancı bir aile gelip yerleşti. Mert adında on-on bir yaşlarında konuşmakta zorluk çeken bir çocukları vardı. Kasabanın çocukları, onun konuşmalarını anlayamadıkları için, onunla oynamak istemiyorlardı. Mert, bir gün köprü kenarında oturmuş akan dereyi sey-rediyordu. Yanına Ali geldi. Ali, hiçbir şey söylemeden yerdeki çubuğu aldı ve toprağa bir ev çizdi. Sonra güneşi, ağacı ve küçük bir dereyi ek-ledi. Mert de gülümseyip çubuğu aldı, çizime bir kuş ekledi.
O gün saatlerce çizdiler. Konuşmadan, kelimelere ihtiyaç duymadan…
Kasabalılar bir süre sonra fark etti ki Mert, Ali sayesinde gülmeye baş-lamıştı. Sessiz Ali, kelimelerle değil, davranışlarıyla konuşuyordu. Ve ba-zen, en gürültülü iyilikler sessizlikten doğuyordu.
Bir gün Ali Mert’in koluna girip onu iki yıl önce bitirdiği ilk okula gö-türdü. Kendini mezun eden öğretmenini buldu. Ali gözleri ile anlattı du-rumu öğretmenine. O da anladı Mert’in yardıma ihtiyacı olduğunu. Okulda ki bu tür çocuklara eğitim vermek için yetiştirilmiş Mehmet öğ-retmene gittiler beraberce. Mert o günden sonra okullu olmuştu.
Artık kasabada kimse Ali’ye sadece “sessiz Ali” demedi. Ona “Kal-biyle Konuşan Ali” demeye başladılar. Ümit Somyürek 20/12/25
Yorum Yazın