Ana Sayfa
  • MENU
  • KÜLTÜR- SANAT
  • Edebiyatın İz Bırakanları
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • ŞİİR
  • ÖYKÜLER
  • RÖPORTAJ
  • YAZARLAR
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
KÜLTÜR- SANAT
Edebiyatın İz Bırakanları
GÜNDEM
MAGAZİN
ŞİİR
ÖYKÜLER
RÖPORTAJ
YAZARLAR
    • SESİZ ALİ – 7
      • Makaleler
      • SESİZ ALİ – 7
      SESİZ ALİ – 7
      03 Ocak 2026 07:02
      Son Güncelleme:03 Ocak 2026 07:02
      Ümit Şevki Somyürek
      Paylaş |

      Sessiz Ali, yıl başı için okulda açılan yardım kampanyasına katılma isteğini gerçekleştirmekten adeta umudunu kesti. Evdekiler eve ancak yetiyor, üstelik her şey eskimiş. Annesinin dedesinden kalan maaşını almasına daha on dört gün var. Çekmecede sadece iki tane beş lirası kalmıştı. “Onunla da ne alınır ki” diye geçirdi aklından. Zaten yatağa girdiğinden sabaha kadar, gözünü kırpmadan bunları yüzlerce defa düşünmüştü. Değerli olan beş yıl önce onları terk eden babasından kalan bir kol saat vardı. Ali ona bakınca sanki babasını görüyordu. Ondan gelen her tık sesi onun kalbinin sesini anımsatıyordu Ali’ye. Gözü nemlense, burnu sızlasa bile onunla özlemini gidermeye çalışıyordu. O saat onun için babasıydı. Ondan vazgeçmek babasından vazgeçmek gibi geliyordu Ali’ye. Babasına olan bağ gibiydi o saat. Vazgeçemezdi. 
             Gözlerinin içine bir avuç kum atmışlar gibi yanıyordu gözleri. “Okula mı gitmesem acaba.” Diye geçirdi aklından. “Neden gitmediğimi herkes anlar. Gitmekle gitmemek arasında ne fark var, yok tabi. Sadece yüzümü saklamış olurum.” Ali bir yandan bunları düşünürken kahvaltısını yapıyor, annesinin ilaçlarını masaya diziyordu. Suyunu bardağa koyup ilaçların yanına bıraktı. Ne olursa olsun okula gitmeliydi. Onun imkansızlığını okulda herkes biliyordu zaten. Kaçmanın saklanmanın ne alemi vardı. Kapısından hasta annesine baktı uyuyordu. Paltosunu giydi, her sabahki gibi babasının beş yıldır duran ayakkabılarına baktı. “Şu an da sana ne kadar çok ihtiyacım var baba” diye düşündü. Dışarıya bir ayağını atmıştı ki bir şimşek çaktı beyninde. Döndü babasının ayakkabılarının fırça ile tozunu aldı, bağcıklarını düzeltti. Dolaptan aldığı bir poşetin içine koydu. Babasının saatine bir göz attı, kapıyı çekip heyecanla yola koyuldu. Karlar yine dünkü gibi yarım metre kadardı. Karları yara yara ayakkabı tamircisinin önüne geldi dükkân kapalıydı. Okul zilinin çalmasına otuz beş dakika vardı, beklemeye karar verdi. Az sonra tamirci geldi. Ayakkabıları satmak için getirdiğini söyledi Ali. Evirdi çevirdi ayakkabıları dükkân sahibi “Bunlar daha çok yol eskitir evlat” dedi. Sessiz Ali tamircinin uzattığı parayı aldı. Bu yeni sayılabilecek ayakkabılar için az paraydı, Ali için ise, çok sayılırdı. Döndü ayakkabılara baktı baktı artık evde onları göremeyecekti. Çıktı dükkandan çarşıya daldı. Kış için en iyi hediye mont olduğuna karar verdi. Bir kız bir erkek montu alıp ayrı ayrı sardırdı. Çok sevinmişti. Biraz önce babasına yaptığı sitemleri geri aldı. Okula geldiğinde zil çalmak üzre idi. Sınıfa girdi az sonra sınıf öğretmeni geldi armağanları toplamaya başladı. Sesiz Ali’nin poşetlerini görünce şaşırdı. Ondan hiçbir şey beklemiyordu çünkü. Ali’yi alıp dışarı çıktılar. Sınıfın gürültüsünden sesiz Ali’nin sesini duyamazdı. “Nasıl aldın bunları oğlum?” diye sordu hocası. “Babam aldı Hocam.” “Baban geri mi geldi Ali?” “Yok Hocam” “ya peki?” “Beş yıl önce giderken parasını bırakmıştı Hocam.” Sonra gerçeği anlattı Ali. Hocası ona şefkatle sarıldı, onun tüm hikayesini biliyordu gözleri doldu. Yüzünü kaçırdı ondan neşesini kaçıramazdı bu özel öğrencisinin. Kaç yıldır Ali’yi bu kadar neşeli, espriler yaparken görmemişti. Boğazı düğümlendi.  Onu yanaklarından öpüp sınıfına gönderdi. Akşam eve gelince annesinin sorduğu ilk soru, “Arkadaşların neler getirmişti yılbaşı armağanı olarak?” “Çok üzüldün mü?” “Üzülmedim anne çünkü bende götürdüm.” “Nereden ne götürdün?” “Evden götürdüm anne.” “Evde ne var ki ne götüresin oğlum.” Ali’nin neşesi hala yerinde idi. “Babamı götürdüm” Gece yatağa girerken yastığının altındaki deftere şunları yazdı.
      “Bugün okula babamla gittim”
      “Herkes hediye götürdü, ben babamı.”     ÜMİT SOMYÜREK 02/01/26

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorumlar

      • Şeyda Gümüş

        Muhtesem hikayeyi, duygulanarak okudum. Sessiz Ali'nin çaresizliğini yenip sevinmesine ortak oldum,mutlu oldum.

      Yazarın Diğer Yazıları

      • ARKADAŞIM MEÇHULE 26/2

        23 Mart 2026
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 1/26

        14 Şubat 2026
      • SESSİZ ALİ 8

        12 Şubat 2026
      • SAAT 4.17 06 ŞUBAT 23

        06 Şubat 2026
      • İnsan neyle yaşar

        23 Ocak 2026
      • SESİZ ALİ – 7

        03 Ocak 2026
      • SESİZ ALİ - 6

        28 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ – 5

        26 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ -4

        24 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ-3

        20 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ-2

        19 Aralık 2025
      • SESSİZ ALİ - 1

        19 Aralık 2025
      • İRAN'LI SOSYOLOĞUN ATATÜRK YORUMU:

        03 Kasım 2025
      • ULU AĞAÇ (ÇINAR)

        03 Ekim 2025
      • MADEN SUYU REZALETİ

        16 Eylül 2025
      • Uyanmak İçin Daha Ne Gerek?

        14 Temmuz 2025
      • NEDEN ASIRLARDIR ALDATILYORUZ GÜNAHIMIZ TÜRK OLMAK MI?

        06 Temmuz 2025
      • AYAĞA KALK CANİ ZİHNİYET

        02 Temmuz 2025
      • Muazzez İlmiye Çığ: ‘İnsanlığın İlk Dili Türkçedir!

        16 Haziran 2025
      • Tarih Sahnesinde Yeni Bir Dönem

        13 Mayıs 2025
      • 23 Nisan: Geleceğe Özür ve Umut

        24 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 25/5

        12 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 26 UTANMAYI UNUTTUM

        06 Nisan 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 20

        03 Nisan 2025
      • SİZ KİMLERDENSİNİZ Hitit mi Asur mu?

        11 Mart 2025
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE 25

        08 Mart 2025
      • Sevgili Meçhul’e. 1

        13 Şubat 2025
      • SEVGİLİ MEÇHULE

        22 Ocak 2025
      • SEVGİ YAŞIYORMU?

        02 Ocak 2025
      • TİRE DEYİP GEÇMEYİN

        05 Aralık 2024
      • Gönüllerde Saklı Bir Dost: Mektubun Nostaljik Sesi

        09 Kasım 2024
      • Son Yaprak Düşmeden: Çınarın Dileği

        02 Kasım 2024
      • Denizin Gözyaşları

        31 Ekim 2024
      • SEVGİLİ ARKADAŞIM MEÇHULE

        29 Ekim 2024
      • Bir Sonbahar Hüzün'ü

        24 Ekim 2024
      • Piç Mehmet Paşa

        17 Ekim 2024
      • ÜLKEMİN TRENİ

        05 Ekim 2024
    • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      Haberler
      • 1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU
        1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU
      • Edebiyat Magazin Gazetesi Yazarımız Ali Yurtseven Ankara Kitap Fuarı'nda Okurlarıyla Buluşuyor!
        Edebiyat Magazin Gazetesi Yazarımız Ali Yurtseven Ankara Kitap Fuarı'nda Okurlarıyla Buluşuyor!
      • DELİKATES TADINDA UMUTLAR
        DELİKATES TADINDA UMUTLAR
      • HERŞEY AYNI
        HERŞEY AYNI
      • Hatay'da Fiyatlar "Acı"dan da Öte! Acı Kırmızı Biber 250 TL ile Sahalara İndi
        Hatay'da Fiyatlar "Acı"dan da Öte! Acı Kırmızı Biber 250 TL ile Sahalara İndi
      • GÜVEN ALBAYRAK’TAN MÜJDELİ HABER ! ​
        GÜVEN ALBAYRAK’TAN MÜJDELİ HABER ! ​
      • Yalnızlık Rüzgarı
        Yalnızlık Rüzgarı
      • Solucanın Bildiği Gerçek
        Solucanın Bildiği Gerçek
      • Rüzgâr: Sebâtın Azığı
        Rüzgâr: Sebâtın Azığı
      • Annelerin Madalyası
        Annelerin Madalyası
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • Künye
    • Kvkk Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Topluluk Kuralları
    • Yazıların Sorumluluğu
    • İletişim ve Sosyal Medya
    • HAKKIMIZDA
    • MİSYONUMUZ
    • VİZYONUMUZ
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 e-magazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım