Yorumlar
Şeyda Gümüş
Tebrik ediyorum arkadasım Sessiz Ali karakterinin devamı ve her aksam bir hikâyesini okumak dileğimle HER ŞEY GÖNLÜNCE OLSUN.

SESİZ ALİ – 2
Ali, sabah okul yolunda ilerlerken, göğsünden giren soğuğu hissetti. Geceden beri atıştıran karın soğuğu iyice şiddetlenmişi. Paltosunun yakalarını kaldırdı, en üst düğmesini de ilikleyip yola devam etti. Bahçenin giriş kapısından edebiyat öğretmeni ile beraber girdiler bahçeye. Öğretmenini saygı ile selamladı sınıfına çıktı. O günün derslerini kendine has sessizliği ile dinledi. Nihayet son zil de çaldı,
Sessiz Ali, okuldan çıktı eve gitmek için yola koyuldu. Sabah gelirken de kar vardı ancak o okuldayken kar nerdeyse dize kadar birikmişti. Beyaz bir sessizlik çökmüştü kasabaya. Kar yağarken dünya susmuştu. Ama Ali o suskunluğun içindeki sesleri bile duyuyordu. Yüreği yoksul çığlıklarla sarsılıyordu. Dünya hep bahar olsaydı ya, dedi içinden. Ya da çoğu bahar olsaydı diye gönlünden geçirdi. Sabah rastladığı kasabaya yeni gelen edebiyat öğretmeni aklına geldi. Sabah okula beraber girdik, bir paltosu bile yoktu üzerinde. İçinde bir gömlek solgun bir kravat üzerinde süveter birde ceket. Sivas’tan tayin olmuş, Antalya’dan gelse yadırgamazdım. Bunları düşünerek eve geldi. Kitapları koltuğuna sıkışmış elleri ceplerinde olduğu halde çok üşümüştü. Sobaya doğru tutunca iyice sızlamaya başladı. Defalarca tecrübe etmişti bunu ama yine de sobaya uzatmıştı ellerini. Hava karardı Sesiz Ali camdan sokak lambasının önünden nazlana nazlana inen karları seyretti uzunca bir süre. Nihayet uyku vakti geldi. Yatağına girip gözlerini kapadı. Gece yarısını geçmişti uyandı. Uzaktan bir inilti geldi kulağına. İnsan sesi değildi ama bir yardım çığlıydı. Paltosunu aldı dışarıya çıktı. Dizlerindeki karı yararak sese doğru yürüdü. Ses terk edilmiş bir kulübeden geliyordu. İçeriye girince köşeye sinmiş bir sokak köpeğini gördü. Yanına gitti titriyordu. Ümitsiz gözlerini Ali’ye dikti. Ali “merak etme seni duyuyorum” dedi, paltosunu çıkarıp yere serdi köpeği getirip üzerine yatırdı paltonun yarısını da üzerine örttü üzerindeki pijamaları ile eve koştu. Akşamdan artan yemekler ve bir kaba koyduğu su ile kulübeye geldi. Köpeğin titremesi geçmişti yemekleri yedi, suyunu içti güneş de yavaş yavaş kulübenin camından içeriye süzülüyordu Kar durmuştu. Köpek ayağa kalktı Ali’ye baktı iki adım atıp onun ellerini yaladı. Sessiz Ali onun sırtını okşadı. Köpek kapı aralığından çıkıp karlar içinde kayboldu. Ali arkasından bakmadı. Çünkü bilirdi; duyulan her ses, kalmak için değil, iyileşip gitmek içindir. 18/12/25 Bu akşamın hikayesi, keyifle okumanız dileğiyle ÜMİT SOMYÜREK

Yorum Yazın