SESİZ ALİ 4
Annesi henüz uyanmamıştı Ali’nin, kalktı, giyindi mutfağa gitti ocağı yaktı, çayı demledi. Kahvaltısı-nı yaptı. Annesinin ilaçlarını masaya dizdi, yanına da bir bardak su bıraktı. Akşamdan hazırladığı çanta-sını yavaşça aldı odasından. Ayakkabılarını giyerken onları dört yıl önce terk eden babasının hep aynı yerde duran iki çift ayakkabısına baktı baktı. Derin bir nefes aldı, kapıyı yavaşça çekti. Okul yolunda babasını düşündü. Hala annesi ile kendisini neden terk ettiğinin sebeplerini arıyordu aklınca. Sonra iki tarafa savurdu başını, attı bu düşünceyi kafasından günün derslerine odaklandı. Ali’nin zaten arkasına bakma huyu yoktu.
Sınıfta sıraların arasında gezerken hocanın gözü Ali’nin önünde açılı duran defterine takıldı. Bir iki yaprağını çevirdi eline alıp havaya kaldırdı defteri. Bazı arkadaşları gülümsedi, bazıları kafasını çevirdi "Bakın şu defterde ki özene, muntazamlığa. Bu defteri de sahibini de ben alkışlarım” dedi. Hocayla beraber bütün sınıf alkışladı Ali’yi. Ali başını önüne eğdi, utandı, sıkıldı kendisinin böyle öne çıkarılma-sından çok utanırdı. Yüzü kıpkırmızıydı. Hoca dersin ilerleyen dakikalarında üç öğrencisine aynı soruyu sordu, hiç birisi yanıtlayamadı. Bu defa Ali’ye döndü; “Ali, Dünyanın sıfır boylamı nereden başlar”? Ali ayağa kalktı. “Hatırlayamadım hocam.” Diyebildi. Kısık zor duyulan sesi ile. Hoca duyamadı sesini ya-nına kadar gitti Ali’nin. “Efendim Ali sesini duyamadım” dedi. Ali tekrar kısık sesle “hatırlayamadım efendim” dedi. O anda teneffüs zili çalıyordu. Hoca, Ali’nin yanında durdu sınıfın boşalmasını bekledi. Sınıf boşalınca Hoca “Ali tekrar aynı soruyu soruyorum, belki hatırlamışsındır.” “Hocam, Londra’nın Greenwich kasabasından geçer sıfır meridyeni.” “Demin de biliyordun bu sorunun cevabını değil mi?” Başını önüne eğdi Ali. “Neden söylemedin?” “Hocam bilemeyen arkadaşlarım mahcup olmasın iste-dim.” “Sadece bu mu idi sebebin.” “Hocam defterimi gösterip alkışlattınız beni. Çok utandım, çok sıkıl-dım. Ben böyle şeylerden çok utanıyorum elimde değil. Yeniden arkadaşlarım alkışlar diye korktum hocam. Yaptığım her doğru şey alkışlanırsa; hata yapma şansım azalıyor hocam” Kısık sesi ile hocasına bunları anlatırken bile kıpkırmızı olmuş terlemişti Ali. Hocası onun başını okşayıp sınıftan ayrıldı. Öğ-retmenler odasının uzun teneffüs boyunca konusu Ali idi. Çok özel bir görüntü verse de bu güzel özel-lik ona hayatı boyunca yarar mı, zarar mı getireceği tartışması daha günlerce devam edeceğe benzi-yordu.
ÜMİT SOMYÜREK 24/12/24
Yorum Yazın