Yorumlar
Ali Yurtseven
Kutlu olsun

Takvim yapraklarında 10 Ocak…
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir gün gibi durabilir. Oysa kelimelerle yaşayanlar için bu tarih, ağır bir anlam taşır. Çünkü bu gün; haberin peşinde koşarken kendi hayatını arka plana atanların, gerçeği yazarken bedel ödemeyi göze alanların günüdür. Çalışan Gazeteciler Günü, yalnızca bir mesleğin değil, hakikatin hâlâ ayakta olduğunun sessiz bir hatırlatmasıdır.
Gazetecilik çoğu zaman romantize edilir. Oysa işin içinde uykusuz geceler vardır, yetişmeyen baskılar, yarım kalan hayatlar… Bir haber için beklenen tek bir telefon, bir fotoğraf karesi için geçirilen uzun saatler, yazılan bir cümle yüzünden hedef haline gelmek. Gazeteci, yaşananı olduğu gibi aktarmaya çalışırken çoğu zaman kendi duygularını susturmak zorunda kalır. Çünkü bu meslek, tarafsızlıkla vicdan arasında ince bir çizgide yürümeyi gerektirir.
Bugün bu çizgi daha da daralmış durumda. Bilginin hızla kirlendiği, gerçeğin algıyla yarıştığı bir çağdayız. Sosyal medyanın gürültüsü içinde doğrulanmış haber üretmek sabır ister, emek ister, cesaret ister. Herkesin konuştuğu yerde durup dinlemek, herkesin sustuğu yerde sözü üstlenmek gazetecinin asli sorumluluğudur. Ve ne yazık ki bu sorumluluk çoğu zaman alkışla değil, yalnızlıkla karşılanır.
Kadın gazeteciler için bu yol daha da çetrefillidir. Sahada, ekranda ya da köşede var olabilmek yalnızca mesleki yeterlilikle değil, dirençle mümkündür. Kadın gazeteci hem kalemiyle hem duruşuyla mücadele eder. Görmezden gelinmeye, küçümsenmeye, sınırları zorlanmaya karşı yazısıyla cevap verir. Bu yüzden kadın gazetecinin kalemi sadece haber yazmaz; aynı zamanda bir varoluş hikâyesi anlatır.
10 Ocak, hakların yalnızca kâğıt üzerinde kalmadığı bir gazetecilik düzenini hatırlatma günüdür. Basın özgürlüğünün bir lütuf değil, toplumun nefesi olduğunu yeniden düşünme günüdür. Çünkü özgür olmayan bir basın, karanlıkta yürüyen bir toplum demektir. Gazeteci sustuğunda, yalnızca bir ses değil, bir vicdan da susar.
Bugün; soran, araştıran, yazmaktan vazgeçmeyen tüm gazetecilere saygıyla eğilmek gerekir. Onlar, her şeye rağmen gerçeğin izini sürmeye devam edenlerdir. Ve bilinmelidir ki kelime hâlâ güçlüdür, hakikat hâlâ değerlidir, gazetecilik hâlâ onurlu bir meslektir.
10 Ocak, bunu hatırlamak ve hatırlatmak için vardır.
Gönül Doğan
Genel Yayın Müdüresi

Yorum Yazın