Yorumlar
Ali yurtseven
Tebrik ederim

Hafıza, vicdan ve ortak gelecek
Şubat soğuk gelir bu ülkeye. Sadece havaya değil, insana da dokunur. Sokaklar daha sessiz, yüzler daha içine dönüktür. İnsan, paltosunun yakasını kaldırırken içindeki bazı soruları da iyice sıkı sarar. İşte tam bu günlerde sormak gerekir: Bu ülke neyi kaybettiğini gerçekten fark etti mi?
Kaybolan şey yalnızca ekonomik dengeler ya da siyasi istikrar değil. Daha derinde, daha sessiz bir kayıp var. Hafıza yıprandı. Vicdan yoruldu. Ortak gelecek fikri, bireysel hayatta kalma telaşına kurban edildi.
Bir zamanlar bu topraklarda insanlar birbirine hikâye anlatırdı. Aynı acıya üzülür, aynı sevinci paylaşırdı. Şimdi hafıza kısa, unutuş hızlı. Dün söylenen bugün inkâr ediliyor, yaşananlar kayda geçmeden siliniyor. Hafızasını kaybeden bir toplum, yönünü de kaybeder. Çünkü geçmişini hatırlamayanlar, geleceği inşa edemez.
Vicdan ise en sessiz kayıplardan biri. Yüksek sesle konuşulmuyor ama eksikliği her yerde hissediliyor. Başkasının acısına alışmak, adaletsizliği normalleştirmek, “bana dokunmayan yılan” cümlesini hayat felsefesi haline getirmek… Vicdan, böyle böyle köşeye sıkıştı. Oysa vicdan, bir toplumun iç pusulasıdır. Pusula bozulduğunda yol da kaybolur.
Ortak gelecek duygusu ise belki de en ağır yarayı aldı. Herkes kendi yarınını kurtarmaya çalışırken, “biz” kelimesi sessizce sözlükten düştü. Çocuklarımıza bırakacağımız ülke fikri, bugünün telaşına yenildi. Oysa gelecek, tek başına taşınacak bir yük değildir. Gelecek, ancak birlikte taşınır.
Ama umut hâlâ var. Şubat ayının soğuğunda bile toprak, baharı bilir. Görünmez kökler çalışmaya devam eder. Umut da böyledir; en sessiz anlarda filizlenir. Bir öğretmenin vazgeçmeyen sesiyle, bir annenin sabah çocuğunun üstünü örterken ettiği sessiz duayla, bir gencin “başka bir ülke mümkün” diye içinden geçirmesiyle büyür.
Bu ülke, kaybettiklerini hatırladığı gün iyileşmeye başlayacak. Hafızasını onardığı, vicdanını yeniden merkezine aldığı, ortak geleceği yeniden konuşmaya cesaret ettiği gün… O gün belki hemen gelmez ama tohum atılmış olur.
Ve bazen bir ülkeyi ayakta tutan şey, en zor zamanda bile umudu diri tutan birkaç kalemdir. Soğuk geçer. Kış geçer. Yeter ki insan, insan kalmaktan vazgeçmesin.

Yorum Yazın