Yorumlar
Bahtiyar Hidayet
Evet, dil, kültür,gazeteciler ve edebiyat bir toplumun varoluşudur. Kültür olmadan Ulus var olamazBahtiyar Hidayet
Evet, dil, kültür,gazeteciler ve edebiyat bir toplumun varoluşudur. Kültür olmadan Ulus var olamaz

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü – Dil, Kültür, Ulus ve Gazetecinin SorumluluğuGüven Albayrak
Gazetecilik yalnızca haber aktarmak değildir; bir toplumun dilini, kültürünü ve kimliğini geleceğe taşıyan en güçlü damarlarından biridir. Hayati Develi’nin Dil Doktoru kitabında altını çizdiği gibi, dil bir toplumun şah damarıdır. O damar tıkanırsa, kültürün dolaşımı durur, ulusun belleği zayıflar. İşte tam da bu noktada gazetecinin kalemi devreye girer: Dilin canlılığını korumak, kültürün sürekliliğini sağlamak ve ulusun ortak kimliğini diri tutmak.
Gazeteci, edebiyatçıyla aynı sorumluluğu paylaşır. İkisi de kelimelerin taşıyıcısıdır; biri gündelik hayatın nabzını tutar, diğeri insan ruhunun derinliklerine iner. Ama ikisinin ortak noktası, dilin dönüşümünü anlamak ve onu doğru bir şekilde topluma yansıtmaktır. Kentleşen dilimiz, hızla değişen kuşakların dili, teknolojinin getirdiği yeni ifade biçimleri… Bunların hepsi gazetecinin gözünden kaçmamalıdır. Çünkü dildeki her değişim, kültürdeki bir kırılmaya işaret eder.
Bugün Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlarken, aslında bir sorgulama yapmamız gerekiyor: Gazeteci, yalnızca haberin peşinde koşan bir meslek erbabı mıdır, yoksa dilin ve kültürün bekçisi midir? Okur, gazetesini eline aldığında yalnızca bilgi mi edinir, yoksa kendi kimliğini, kendi ulusunu, kendi kültürünü yeniden mi hatırlar?
Dil, kültür, ulus, edebiyatçı ve gazeteci… Bu döngü birbirinden koparılamaz. Gazeteci dilini hoyratça kullanırsa, kültürün damarları zayıflar. Edebiyatçı topluma sırtını dönerse, ulusun belleği eksilir. Dilin korunmadığı bir yerde kimlik erir, kimliğin eridiği bir yerde ise toplum çözülür.
Bu yüzden gazetecilik, yalnızca bir meslek değil, bir sorumluluk alanıdır. Gazeteci, her kelimesiyle okuru düşündürmeli, sorgulatmalı, kendi kültürüne ve kimliğine yeniden bakmasını sağlamalıdır. Çünkü dilin anatomisi, toplumun anatomisidir.
10 Ocak vesilesiyle çalışan gazetecilere bir selam gönderirken, aslında kendi dilimize, kültürümüze ve kimliğimize de selam gönderiyoruz. Gazetecinin kalemi, edebiyatçının kalemiyle birleştiğinde, ulusun belleği daha güçlü, kültürün damarları daha canlı olur.
Hafta sonu gazetenizi okurken, bir an durun ve düşünün: Okuduğunuz haber yalnızca bilgi mi, yoksa kimliğinizin bir parçası mı? Dilinize sahip çıkmak, kültürünüze sahip çıkmaktır. Gazetecinin emeği, ulusun belleğini diri tutmaktır.

Yorum Yazın